Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Güncel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bugün PAZARTESİ

Bu gün Pazartesi. Kendisini hiç sevmediğimiz, sendromlardan sendromlara koştuğumuz bu zavallı pazartesi olmazsa ne yapardık bilmiyorum. Cumayı sevmek için bir nedenimiz olmazdı mesela ya da pazar günü yapılan banyoların, her zaman hazır olması gereken jilet gibi kıyafetlerin hiç bir anlamı olmazdı. Ayrıca bu günün adını değiştirsek ya da yerini değiştirsek yine sevmeyiz kendisini. Sevmeyiz ama kendimizle çelişmekten de geri kalmayız. Eğer pazartesi olmasaydı yeni başlangıçlar nasıl yapılırdı? Mesela kilo vermeye ne zaman başlardınız? Salı mı? Perşembe ? Pazar? Bence hiç biri ''pazartesi günü başlarım'' cümlesi kadar sempatik değil. Büyük acılar içindesiniz yıkıntı döküntü altında kalmış hissediyorsunuz kendinizi en kötü ihtimal bir pazartesi gelir ve yeniden ayağa kalkma hissiyatı verir size. Pazartesi sendromdur doğrudur ama aynı zamanda da yeniden başlamaktır, sıyrılmaktır,karar vermektir. Aşık olmaktır mesela pazartesi. Biriyle tanışırsınız,konuşursunuz sonra bir paz...

"Delikanlı Hatun Deyince"

   Aslında bu başlıkta, geçenlerde Twitter’da kullanılan bir etiketti. Dedim ki, “Kezbanlar” ile ilgili yazımda da geçen bu terimi ayrıntılı olarak incelemem lazım. Ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bana göre delikanlı hatun kimdir? Delikanlı hatun deyince aklıma ne geliyor?    En kısa tanımıyla bence hayata karşı sağlam bir duruşu olan, politikadan anlayan, felsefe seven, bilimsel açıdan olaylara yaklaşmasını bilen, insan hakları savunucusu hatun kişidir. Dişi kimliğinin ardına sığınmaz, neyse o'dur, neyse öyledir, azsa azdır, çoksa çoktur, âşıksa âşıktır, âşıksa âşık değilmiş gibi yapan kadınlardan değildir, tırnağı kırıldığı için surat asanlardan hiç değildir.    Belki de olması gerektiği gibi kadındır. Öyle illa mertlik dürüstlük "erkeksi" olmakla filanla alakalı değildir. Delikanlılık olması gerektiği gibi insan olmakla ilgilidir. Belki de daha düzgün anlatımı ile erkek jargonu zannedilir, oysa delikanlı son derece cinsiyetsiz bir sıfattır. Pek...

Kezban Ne Demek? "Kezbanlara Not"

   Bu yazıyı neden yazdığım konusunda bir fikrim yok. Geçen gün Twitter’da bu etiket en çok konuşulan konular arasında idi. Hatta etikete ara sıra girip ben de baktım, merak ettim yani. Ve bu konu üzerine düşüncelerimi yazmalıyım dedim. Burada neleri yazacağım, bence “Kezban” kimdir? “Kezban” olmamak için neler yapılmalı? Falan filan yani…    İlk başta şunu belirteyim bu yazımda kesinlikle bir cinsiyetçilik ayrımı yapma amacı gütmediğimi peşinen belirtirim. Buradan cinsiyetçi bir şey çıkartmayın gereksiz yerlere kadınlara hakaret filan manası. Kadın düşmanlığı ile alakası olmayan kelime bence Kezban. “Kezban ve Kamil” kelimeleri Türkiye'deki ziyan edilmiş kadın-erkek algısının ve kadın-erkek ilişkilerinin esprili bir karikatürizasyonudur. Eğlencelidir, arka plan trajiktir o ayrı. Burada yazacağım davranışları yapan erkek modellerine de “Kamil” deniyor, neden öyle diyorlar onu bilmiyorum aslında “Kamil olmak” iyi bir şeydir. Neyse keşke “Kamil” yerine başka bir isim...

Facebook'a İhtar

Medyada, burada yayınladığım yazı, resim ve videoları ve arkadaşlarımla yaptığım konuşmaları rızam dışında devlet ya da özel kişilere servis ettiğiniz yolunda haberler çıkmakta, ayrıca yetkililer de kendilerine yardımcı olduğunuzu belirtmektedirler. Eğer bu durum doğru ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 132. ve 136.maddelerini ihlal ettiğinizi, bu ihlalinizden dolayı aleyhime doğabilecek her türlü zarar ve ziyanı sizden talep edeceğimi ihtaren bildiririm... İşte o maddeler: Madde 132       (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)       (2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(1)       (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer ...