Ana içeriğe atla

Kezban Ne Demek? "Kezbanlara Not"

   Bu yazıyı neden yazdığım konusunda bir fikrim yok. Geçen gün Twitter’da bu etiket en çok konuşulan konular arasında idi. Hatta etikete ara sıra girip ben de baktım, merak ettim yani. Ve bu konu üzerine düşüncelerimi yazmalıyım dedim. Burada neleri yazacağım, bence “Kezban” kimdir? “Kezban” olmamak için neler yapılmalı? Falan filan yani…

   İlk başta şunu belirteyim bu yazımda kesinlikle bir cinsiyetçilik ayrımı yapma amacı gütmediğimi peşinen belirtirim. Buradan cinsiyetçi bir şey çıkartmayın gereksiz yerlere kadınlara hakaret filan manası. Kadın düşmanlığı ile alakası olmayan kelime bence Kezban. “Kezban ve Kamil” kelimeleri Türkiye'deki ziyan edilmiş kadın-erkek algısının ve kadın-erkek ilişkilerinin esprili bir karikatürizasyonudur. Eğlencelidir, arka plan trajiktir o ayrı. Burada yazacağım davranışları yapan erkek modellerine de “Kamil” deniyor, neden öyle diyorlar onu bilmiyorum aslında “Kamil olmak” iyi bir şeydir. Neyse keşke “Kamil” yerine başka bir isim kullanılsa imiş.

   Bir de “Kezban” geyikleri var ki onları hiç yapmayın. “Yok, yine o Kezbanlar ile evleneceksiniz”, “Sanki siz Brad Pitt’siniz”, “bizi yabancı kızlar gibi kolay elde edemiyorsunuz ondan bu” bunun gibi boş geyikler yapmayın yazının devamını okuyun.

   Şimdi ilk başta “Kezban’ı” tanımlamak lazım. “Kezban” dediğimiz zat asgari ücreti bilmeyip “Avon” kataloglarındaki ürünlerin fiyatını ezbere bilen, hayatında ki tek aksiyon izlediği dizilerdeki insanların ihtiraslı aşk hikayeleri üzerine dedikodu yapmak olan, kitap serisi olarak belki Alacakaranlık serisi tarzı şeyler okumuş belki onu da okumamış, (kitabın ne işe yaradığını biliyorsa kendini kültürlü sayar) magazin programlarının da kim kiminle hepsini size sayabilir ama sorsan ülkede ki ve dünyada ki olaylar üzerine adam gibi bir cümle kuramazlar, hayatının tek amacı evlenmek, koca bulmak ve maksimum derecede izlediği dizilerde ki zengin hayatını yaşamayı bir şey sanan kadın karakterlerdir.

   Türk dişilerinde lümpenlik kurumunun halk arasında yaygınlaşmış adı olarak tanımlanabilir. Öyle ki, herkese denmiyor bu “Kezban”, kendinin farkında olmayan, kendini olduğundan çok daha güzel sanan ki belki de yurdum abazan gençleri tarafından öyle düşünmesi sağlanan, genel kültür ya da sanat kültürü konularından nasibini almadan beylik laflar eden kişilere addedilmiştir bu söz. Cinsiyetçilik aranmamalı yeniden tekrarlıyorum.

   “Kezban” lafını en fazla “Kezbanlar” cinsiyete hakaret olarak algılar. Tüm kadınları kendileri gibi “Kezban” sanırlar. İşlerine gelince cinsiyetçi olurlar, ama kadın cinayetleri ile ilgili bir bilgileri yoktur veya onları ilgilendirmez. Kadınlara en fazla bu “Kezban” arkadaşların zararı dokunur. Çünkü kadınlığı izledikleri dizlerden bilirler. Onlar için kadın olmak makyaj yapıp süslenip giyinmek. Romantizm diye tutuşmak. Başın sıkışınca dişilik kullanmak. Moda ikoncanı olmak. Evlenmek ve çocuk yapmaktır. Ve evlenmenin amacı onlara göre makyaj ve daha birçok şey için kaynaktır. Açsınlar Can Babadan "Kadın Dediğin" adlı yazıyı okusunlar, o da olmadı Nazım’ın "Kadınlarımız" şiirini okusunlar bir fikirleri olur.

   Trip atma konusunda fazlaca usta olup olur olmaz yerde can sıkıntısı yapmaya ve huzursuzluk çıkarmaya meyilli olurlar. Bir kere kesinlikle sevgilisiyle çekildiği fotoğraflarını “Facebook” profiline koyacaktır, zırt pırt etiket işlemi yapacaktır. Eleştirmeyi ve dedikoduyu severler ama eleştiriyi kaldıramazlar, eleştiri kültürü hakkında bilgileri yoktur.

   Yaptıkları geyikleri ise şimdi biraz açarsak yine bizle evleneceksiniz demelerinin sebebi akıllarını fikirlerini evlilik ile bozmuş olmalarıdır keşke kafalarını evlilik yerine sanat, felsefe ve tarih ile bozsalar. Kendilerine “Kezban” denince Brad Pitt lafını söylemeleri ise olayları güzellik ve bu tarz şeyler ile bozdukları için laf atmak için yakışıklığı kullanıyorlar ama bilmiyorlar ki olay güzellik ve yakışıklılık değil. Yabancı kızlara karşı söyledikleri bu laf ise zaten kültürlerini ortaya koyuyor. Onlar için bir kişinin takdir edilmesi ancak böyle şeyler ile oluyor. Ama bilmiyorlar ki o kızlar buralara tatile geliyor güneşlenirken kitap okuyor sen ise ona bön bön bakıyon. Üç saat aynanın karşısında ne giyeneceğini düşündüğün kadar ülkenin geleceğini düşünmüyorsun. Avmlere gittiğin kadar kütüphaneye gitsen ağzını yamulta yamulta değil adam gibi diksiyonla konuşcan.


   “Kezban” olmamak için bol oku, kültürünü geliştir. Sanat, siyaset, spor, felsefe gibi alanlarda kendini geliştir. Toplumsal olaylara karşı duyarsız kalma. Makyaj, giyim, zayıflık ve güzellik saçma sapan şeyler ile uğraşacağına doğal ol, harbi ol. Bunu da yanlış anlayıp kıro olma, ayarı tuttur. Malum ülkede ayarı tutturamayıp maganda olan insan sayısı fazla. Delikanlı hatun denilen kişi ol, sözün senet olsun. Ayy fotumu beğenir misin diyenlerden olmayın o kişilerden uzak durun, ayyy burada foto çekineyim çok like gelir diyenlerden olmayın. Justın Bieber şarkılarını illa dinleyecem diyorsan dinle ama Neşet babayı, Aşık Veysel’i de tanı. Nazım’ı oku, Can babayı oku, Yılmaz Güney’i bil.

   1,50’lik boyu 2 metrelik “Biscolata” erkeklerini düşlerler ki yanlarındaki diğer kızlara hava atmak için onlar için önemli olan hava atmaktır. Erkek kadın ilişkilerine duygusal olarak bakmazlar. Onlar için bu para, cinsellik ve havadır. Bir de abazadırlar, söylenilen her şeyi kötü tarafından ele alırlar, sürekli o tarafa yorarlar. Bunu da özellikle saçma sapan diziler izleyip oradaki abazalıklarla baskılamaya çalışırlar. O dizideki insanlar gibi marka giyme özentileri vardır genellikle imitasyonunu kullansalar da gerçeğini kullanıyormuş gibi hava atarlar. Bazı abaza erkekler yüzünden dünyanın kendi eksenleri etrafında döndüğünü sanırlar.

   Kezbanların ortaya çıkmasındaki en büyük faktör tabi ki Anadolu kültürünü asimile eden Arap kültürüdür. Ve bununla beraber batı kapitalizmi ile beraber batı kültürünün Anadolu kültürü üzerinde hegemonya kurmasıdır. Öyle ki bu durum toplumları baskı altına almış, doğu-batı arasında sıkışıp kalmış karakterler çıkarmıştır.


   Yazı uzun oldu. Aslında kısaca anlatmak gerekirse “Kezban” olacağına Atatürk’ün istediği çağdaş Türk kadını ol.

Not: "Delikanlı Hatun Deyince" Yazısı için 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Zeytinli Rock Festivali 2019 Notları

Türk Rock müziğinin en etkin festivallerinden biri de Balıkesir'de yıllardır düzenlenmektedir. 90'dan fazla ismin sahne aldığı festivalde rock müziğin yeni isimleri bir yana dursun, rap dünyasından da oldukça fazla misafirleri vardı. Balıkesir'in Edremit ilçesinde Akçay sahilinde düzenlenen festivalde Milyon Yapım'ın emeği büyük. Umut Kuzey ve arkadaşları tarafından organize ediliyor. Buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletelim. Çünkü festivaller bizim nefes alabildiğimiz ender alanlardan biridir. Müziğin, kampın, denizin ve gençliğin bir arada olduğu alternatif neyimiz kaldı ki? Festival olağan şartlar altından bir takım kısıtlamalarla gölgelense de, zamanla bunların da üstesinden gelinir diye düşünüyorum. Festival alanında saat 22.00'dan sonra alkol satışının yasaklanması bunlardan biriydi. Bu konuda sıkı denetim kamp dışında da vardı. Kamp alanında saat 21'den itibaren bir alkol kuyruğu söz konusuydu. Öte yandan da konserler devam ediyor ve belki de sevd...