Müzik akan su gibidir durmaz yerinde pek. Her yeni gün yeni bir müzik çıkar piyasaya dün dinlediğin olur miladi. Gelen gideni unutur gibi gelir derken eski şarkılara özlem duyar döner bir göz atarsın. Bazen de ne eski keser seni ne yeniler. Farklı tarzlara göz kırparsın. Bende de böyle dönemlerden birindeyken ne eskisi keserken ne de yenisi yeterken bir baktım bir uzak mı uzak bir diyarda dilini anlamasam da beni heyecanlandıran bir şeyler söylenmekte birileri tarafından. Önce baktım biri güzel sonra baktım bir diğeri bir diğeri… Ardından baktım keşfedilecek bu ada oldukça geniş ve verimli. Güney Kore’nin müziklerinden bahsediyorum bu noktada. Müziğin ritmini sözcüklerin kalitesiyle sürdüren bazen çok farklı gelse bile dinledikçe melodileri beyne kazınan yeni bir yolculuktan. Kore müziklerini dinlemeye başladığım dönemlerde gözüme ilk çarpan şey grup olayı oldu. Bizdeki gibi değil bu gruplar, oldukça farklı sahne showlarıysa oldukça kaliteli. Hatta öyle ki sahne perfor...