Yayına son on... Son beş... son üç, iki, bir!... Yayındayız! Merhaba herkese, ufak bir monolog gösterimiz var buyurmaz mıydınız kırmızı koltuklardan birine? Kimin hayatına nereden, hangi şekilde katıldığımı bilecek kadar ayrıntıya sahip değilim. İnsan unutkandır fakat unutamayacağı çok şey vardır. Sonuçlarla ilgilenmeliyiz, dimi? Sonuçta olan olmuş ve bir sonraki adımı hesaplamaya çalışmalıyız. Daha mutlu bir yaşam dilediniz mi kendiniz için? Eğer bunu yapmışsanız, en azından son dönemlerde kendinizi iyi hissetmiyor olabilirsiniz. Hiç mi öyle bir dilekte bulunmadınız? Mutlu olmak aklınıza gelmemiş olabilir belki, Belkide mutluluğun tanımını bile bilmiyordunuz? Öyleyse mutluluk neydi? Genel konulardan bahsederek özel sorular sormak psikologların işinin olduğuna inanırım, hep aynı hikayeyi baştan işlerler zaten. Anlatacak bir hikayen var mı? Deneme yapalım ortaya çıkar zaten soruyorum dikkatle dinle şimdi beni; "Onu gerçekten seviyorsun değil mi?" Basit bir psikolojik soruy...