Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eğitim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Engelsiz Girişimci Podcasti

   Engelli bireylerin iş hayatında yaşadığı zorlukları, başarıları ve girişim fikirlerini konu alan bir podcast yayınıdır. Böyle tanımlıyor Şafak Erbay. Şafak Erbay, Engelsiz Girişimci podcast yayınlarının moderatörü. Çeşitli konukları ile bu alanda bir kişide olsa, insanlara dokunmayı, faydalı olmayı, yol göstermeyi ve cesaret vermeyi amaçlıyor. O yüzden bu girişimin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer sizde öyle düşünüyor iseniz; aşağıdaki ikonlara tıklayarak Engelsiz Girişimci'nin sosyal medya hesaplarına ulaşabilirsiniz.            Engelsiz Girişimci podcastine tam destek hep destek sonucunda programın ilk konuğu da ben oldum. Biraz engelliler ve Avrupa birliği projeleri, biraz engelliler ve erişilebilirlik bir miktar engellilik ve iş hayatı, azıcık engellilik ve yaşlılık bolca da erişilebilirlik konuştuk. Yaklaşık 40 dakikalık keyifli ve yararlı bir sohbet oldu. Söylemekte fayda var, ses biraz problemli. Yankı, dışardan...

4 + 4 + 4 = 12 Saçmalık

2012-2013 eğitim öğretim yılının, diğer yıllara oranla çok farklı geçeceği şimdiden belli ediyor kendini. Nedir abi bu 4+4+4? Medya niye bu kadar gündemde tutuyor bu olayı diyenler olabilir. Kendileri lise ve üniversite öğrencileri yada bu kişilerin anne-babası da olabilirler. Bizi ilgilendirmiyor diyemezler. Yakın zamanda onların da çocukları, torunları olacak, dolayısıyla kendilerini bu sorunun içinde bulacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı 100 küsurluk bir soru-cevap belgesi hazırlamış. Bu dosyaya ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Merak edilen sıkça sorulan sorulardan oluşuyor. İncelemekte fayda var. Peki, değişen bu eğitim sistemi için hazırlamış olduğum 12 saçmalık neler? Henüz 66 aylık çocuğun fiziki ve akli gelişimi, kendini ifade etmeye, savunmaya yeterli olabilecek midir? Henüz temel ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılamayan çocuklar ebeveynlerinin yardımlarına muhtaç durumdadırlar. Bu yaş grubuna sahip çocukların, ergin insanlardan daha fazla uyuması gerekmiyor mu? S...

Harçlar Kaldırıldı; İnanalım mı?

Parasız eğitim diye 20 yılı aşkın süredir bağırıp çağıran, sesini duyurmaya çalışan, eylem yapan, pankart açan, sırf bu yüzden yıllarca hapis yatan abilerimiz/ablalarımız, arkadaşlarımız oldu. Yıllar sonra bu isteğe bir cevap geldi. Birinci öğretimler ve açık öğretimlerin harç paraları (namı diğer haraç paraları) kaldırıldı. 20 sene öncede kaldırılsın demiştik ve bunu dediğimiz için çeşitli örgütlere mensup olduğumuzu ileri sürerek hakim karşısına çıkarıldık. Neticede "suç" olarak gördükleri yasal hakkımız olan "parasız eğitimi" şimdi kısmen kabul ettiler. Peki, şimdi kabul edenlere de suçlu gözüyle bakılmaz mı? İkinci öğretim öğrencileri öksüz mü kaldı şimdi? Birici öğretim ve açık öğretim öğrencilerinin harçları kaldırıldı eyvallah. Fakat devletimizin zeki olduğu herkes tarafından aşikardır. Onlar sizin öğrenciniz evladınız da ikinci öğretim öğrencileri el çocuğu mu, devlet babası yok mu? Zengin mi onlar, babaları milletvekili mi? Dedim ya, "devletimizi ...

Haber Bültenleri

“Doğrusu yok düşün taşın, eğrisi yok fikrin başın” diyerek başlıyoruz haber bültenimize. Bakış açımızı biraz değiştirdiğimiz zaman cidden bu yazı bir haber niteliği taşıyabilir aslında. “Haberin olsun Türkiye!” manşetli bir haber hem de? Medya o kadar geniş bir dünya ki; İki sokak öteye gittiğimizde evin yolunu karıştırma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu fark ettiniz mi hiç? Gündüz başka, gece başka görünen caddeler, mahalleler, sokaklar… İzlediğimiz haberlerde bir bakıma öyledir. Gece karanlığından izlediğin haber ile gün ışığı ile izlediğin haber arasında ki beş temel farkı bulun bakalım. Haber kanallarının tekel olmasına üzülüyor olsam da, artık kaldı mı öyle dişli haberciler? Ki, apaçık görülen yanlışa kafa tutsun? Falanca kanalda bir haber izliyorum, bir kere kumandanın yukarı tuşuna basıyorum başka kanal geliyor, ama aynı haber iki kelime farklıya tekrar görüntüleniyor. Değişen kelimelere takılmayın, zaten eş anlamları kullanılıyor. Halkı, kendi keyiflerine göre haberdar ede...

Hayatındaki F5 Tuşu

Merhaba sayın okuyucu, uzun zamandır görüşemiyoruz galiba. Açıkçası özlemiş olabilirim buraları, buna yazının sonunda karar vermiş olurum zaten. Bazı özel nedenlerden ötürü neredeyse 6 gündür blog güncellenmiyordu, Huh! buna son veriyorum. Sen nasılsın? Bugün yine ana konumuz insanlar olacak. Soyut anlamda ele almaktansa benzetme yolunu kullanmayı tercih ettim birde. Bu sefer insanları bilgisayara benzetiyorum. Eğlenceli olacak gibi (benim için öyle) önce ben yazayım da okuması sana kalsın. Gerekli malzemeler bir araya getirildiğinde iyi ya da kötü (özelliklerine göre) bilgisayar üretilebilir. İnsan üremesinde kullanılan araç-gereçlerde bellidir. Küçük yaşta kodlanmaya başlayan insanlar, kendilerine özgü huy edinirler. Alışkanlıkları ve yaşama biçimleri de kendilerine özgü sayılır. Uzun yıllar süregelen bu alışkanlıkları değiştirme fırsatları olur. Kimi bu anı iple çekerken, kimi ise değişmekten korkar. Değişim hele ki insan için olası güç haldir. Bir bağlılık hatta bağımlılıktan sıyrı...