Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sosyal Medya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Pelin Olgun'un Sunumuyla Vibio

Video ve biyografi kelimelerinin birleşmesiyle hafızalara kazandırılmak istenen yeni bir kelime olma yolunda son düzlüğe girmiştir Vibio. İçerik üretirken temel aldıkları sorular "kim" ve "nedir". Sloganları "yanlı acılı biyografiler" olarak belirlenmiştir. Zaten bu konuya haddinden fazla değineceğimiz için şimdilik geçiyoruz. Ekim 2016 tarihinde ilk ürünlerini YouTube kanallarında piyasaya sürmüş, Enva Medya'da desteğini esirgememişti. O zamanların sabah haberlerinin vazgeçilmezi şimdinin ise işten (maalesef) kovulmuş sunucusu olarak tanık olduğumuz İrfan Değirmenci'nin radarına Şubat 2017'de takılırlar. Hemde tüylerimizi diken diken eden o bir buçuk dakikalık vibiolarıyla... İzmir Marşı'nın bir İzmir kızından yani Vibio'nun sunucusu Pelin Olgun'dan dinlemek güzeldi. Enva Medya'nın açılış sayfasında bu haberin videosu yer almaktadır. ( Haberin Videosu ) Vibio üç kişilik bir ekibe sahipmiş, verdikleri bir röportajdan kısa bi...

Kezban Ne Demek? "Kezbanlara Not"

   Bu yazıyı neden yazdığım konusunda bir fikrim yok. Geçen gün Twitter’da bu etiket en çok konuşulan konular arasında idi. Hatta etikete ara sıra girip ben de baktım, merak ettim yani. Ve bu konu üzerine düşüncelerimi yazmalıyım dedim. Burada neleri yazacağım, bence “Kezban” kimdir? “Kezban” olmamak için neler yapılmalı? Falan filan yani…    İlk başta şunu belirteyim bu yazımda kesinlikle bir cinsiyetçilik ayrımı yapma amacı gütmediğimi peşinen belirtirim. Buradan cinsiyetçi bir şey çıkartmayın gereksiz yerlere kadınlara hakaret filan manası. Kadın düşmanlığı ile alakası olmayan kelime bence Kezban. “Kezban ve Kamil” kelimeleri Türkiye'deki ziyan edilmiş kadın-erkek algısının ve kadın-erkek ilişkilerinin esprili bir karikatürizasyonudur. Eğlencelidir, arka plan trajiktir o ayrı. Burada yazacağım davranışları yapan erkek modellerine de “Kamil” deniyor, neden öyle diyorlar onu bilmiyorum aslında “Kamil olmak” iyi bir şeydir. Neyse keşke “Kamil” yerine başka bir isim...

RedHack 12 Eylül Makalesi

Mücadeleyi yaymak ve tarihsel süreci yeni nesillere aktarmak için RedHack tarafından kaleme alınmıştır . 12 Eylül 2013, 18:29 FAİLİ MEŞHUR CİNAYETLER ANATOMİSİ / 12 Eylül 1980  “ Bu 12 Eylül denilen şeyden bahsediyordu geçenlerde bir dizide” diye başlasak söze belki bir kısım genç kardeşimiz için daha ilgi çekici geleceği aşikar bir dönemdir. Bu yazının amacı : hem o dönemin çarpıcı detaylarını o dönemi birebir yaşamamış genç kardeşlerimize özet halinde anlatabilmek ; hem de mevcut iktidarın devraldığı faşizan yönetim temsilcilerini isim ve konumlarıyla göstermektir... O dönem yaşananlar ve o dönemin belli aktörleri “ 12 Eylül ve Org.Kenan Evren ” gölgesi altında kalarak bugüne yeterince taşınmamıştır. Sanki bir orgeneral tek başına çıkıp tüm devrimci hareketi karşısına alıp yer ile yeksan eylemiştir... Oysa aşağıda isim isim anlatacağımız şahsiyetlerin bugünkü konumları , ülke insanımın gerçeklerden nasıl bi'haber yaşayıp da “ istikrara oy verdi” ğini biraz daha aç...

Sosyal Medya ve Gezi Parkı

   Yıllarca bilgisayar başından kalkmıyor diye eleştirilen gençlik; bilgisayar başında haberleşip bir ülkenin karanlığa gidişine dur demek için, gelecek nesillerin özgürlüğü ve hakları için, bir halkın uyanışını gerçekleştirerek sokağa döküldü. İşte burada sosyal medyayı o kadar etkili kullandı ki para ile susturulmuş medyaya yapılan yatırımlar boşa çıktı.    Direniş sürecinde en çok duyduğumuz terimse şüphesiz sosyal medyaydı. Özellikle Twitter eylemlerin sinir sistemini oluşturdu. Olayların tırmanışa geçtiği 29 Mayıs ile 10 Haziran tarihleri arasında Twitter’da yazılan Türkçe içeriğinin tamamını oluşturan 143 milyon 795 bin 432 adet mesaj üstünde gerçekleştirildi.    Medyayı susturmak basitti ceza kesilir olmadı işten çıkarma yöntemleri kullanılırdı ama milyonlarca İnternet kullanıcısını nasıl engelleyeceklerdi. İşte bu çok korkuttu. Yeri geldi İnterneti kesmekle tehdit ettiler yeri geldiler Twitter ve Facebook’a yasak koymakla. Yeri geldi bu şirke...

Blogum Dergisi; Şubat Ayı Oylama Sonucu

Blogger'ların blog adreslerinin bir nevi yarışa sokulduğu fakat özünde zaten ölüler cennetine benzeyen bu işin birazcık rekabet vıdıvıdısına bürünmesi için düzenlenen bir anket sistemine kendi bloğumuzu eklemiştik. Sağ olsunlar başvuru formunu yolladığımız ayın ertesinde oylama listesine alınmışız. Bir okuyucumuzun yorumu ile de, ankette yer aldığımızı öğrendik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Sağ tarafta görmüş olduğunuz istatistiksel veri tablosunda anket sonuçlarını yer almaktadır. İlk bakışta göze hoş gelen renklerin canlılığı ve hoşluğu insanın gözlerini kamaştırıyor. Sıralamada da gördüğünüz üzere en az rengi biz almışız. Bu sonuçtan sonra oturup da size, "önemli olan yarışmaktı" demeyeceğiz elbette. Fakat ankete katılırken de birincilik gibi bir hedefimiz olmadı. Oylamada bir yer tahminimiz de yoktu. Pek tabi, "reklamın iyisi kötüsü olmaz" zımbırtısına da girmeye lüzum yok. Reklamın kötüsü olur. Ama o kötü reklam bu tablo değil. Bizim için değil. Bu an...

Hilal Cebeci

Blog sayfama konu olabilecek kadar önemli bir şahsiyeti eleştireceğim sanıyorum. Aslında eleştirmeyi yazıya almayı düşünmemiştim bu geceye kadar. Okan Bayülgen'in sunduğu "Kral Çıplak" programına konuk olan Hilal Cebeci'yle güzel bir söyleşi ortaya çıktı. İzledim, dinledim ve bir şeyler diyebilirim artık. Son dönemde adını sıkça duyduğumuz Hilal ablanın, sosyal medyayı iyi kullandığı aşikardır. Sosyal medya içerisine gazeteler, dergilerde dahil. Fotoğraflarını Twitter üzerinden hayranlarına servis edip, üzerine yorum yaptığını biliyoruz. Tweetleri hep komik ve aptalca görünse de düşündürücü sözlere sahip biri. Onu Twitter'da takip etmiyorum fakat bu gece "etsem mi?" dedim kendime, sonra vazgeçtim. Programa telefonla katılan seyircilerin güzel soruları vardı. Bazılarında zorlandı gibi ama cevaplamalarını yaptı. Evlenebileceği erkekler arasında Lionel Messi, Eminem gibi popüler insanlar varmış hihi. Takipçilerine "Panpiş" diyerek hitap ettiğini b...