Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Anne etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Berkay Engin - Yüksek Lisans Tezi (YÖK)

Türkçe:       Engelli çocuk sahibi 55 yaş ve üstü annelerde depresyon ve kaygı belirtilerinin değerlendirilmesi; Antalya/Kepez ilçesi örneği İngilizce:    Evaluation of depression and relationship of the 55 years and above mothers who have got disabled child: Antalya / Kepez living sample ÖZET:         Türkiye Özürlüler İdaresi'ne göre "'doğuştan ya da sonradan herhangi bir neden ile zihinsel, bedensel, ruhsal, duyusal, sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybeden kişi"' engellidir (Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı, 2002). Bu tanımda "'vücuttaki eksiklik veya kusur"' (TDK, 2005) kavramlarına açıklık kazandırılmaktadır. Engellilik zihinsel, bedensel, ruhsal, duyusal, sosyal yeteneklerdeki eksilik veya kusur olarak algılanmaktadır. Araştırmada 55 yaş ve üstü annelerin engelli çocuğa sahip olmaları ile olmaması arasında depresyon açısından bir fark olup olmadığı ince...

4 + 4 + 4 = 12 Saçmalık

2012-2013 eğitim öğretim yılının, diğer yıllara oranla çok farklı geçeceği şimdiden belli ediyor kendini. Nedir abi bu 4+4+4? Medya niye bu kadar gündemde tutuyor bu olayı diyenler olabilir. Kendileri lise ve üniversite öğrencileri yada bu kişilerin anne-babası da olabilirler. Bizi ilgilendirmiyor diyemezler. Yakın zamanda onların da çocukları, torunları olacak, dolayısıyla kendilerini bu sorunun içinde bulacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı 100 küsurluk bir soru-cevap belgesi hazırlamış. Bu dosyaya ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Merak edilen sıkça sorulan sorulardan oluşuyor. İncelemekte fayda var. Peki, değişen bu eğitim sistemi için hazırlamış olduğum 12 saçmalık neler? Henüz 66 aylık çocuğun fiziki ve akli gelişimi, kendini ifade etmeye, savunmaya yeterli olabilecek midir? Henüz temel ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılamayan çocuklar ebeveynlerinin yardımlarına muhtaç durumdadırlar. Bu yaş grubuna sahip çocukların, ergin insanlardan daha fazla uyuması gerekmiyor mu? S...

Onu Tanımasaydım

Eğer seninle hiç tanışmasaydım, hayatımda nelerin değişmeyeceğini sayıyorum şimdi. Öncelikle senin için yaptığım hiçbir şey olmayacaktı ne şiirler, ne sana verilmemek üzere yazılmış mektuplar nede senin için kurulmuş hayaller… Hiç biri olmayacaktı. Artık senin için bir şeyler yazmayı da bıraktım. Bana yeteri kadar kaynak olamıyorsun, seni yeterince sömürdüm galiba. Eğer birkaç dakika önce çenemi kapatsaydım seninle hiç tanışmıyor olacaktım ve eminim senin yerine bir başkası mutlaka olacaktı. Kader, benim için seni seçmişti… Düşünsene baştan yalan olduğunu bildiğimiz hayatın tamamen bizim kontrolümüzün dışında ilerlediği gerçeğini bilmek ne kadar zevk verebilir ki insana? Eğer seni tanımasaydım bunun farkına daha evvel varabilirdim. Seni görünce her şey tozpembe gelmezdi. Gerçeği bilmek bana ne kazandırırdı onu bilmek şuan istemiyorum ama ya da boşver. Tanışmasaydık birbirimiz için zaman kaybı olmazdık en azından. Hatırlaman gerekiyor birbirimizi övdüğümüz günleri, birbirimize film kara...

Çocuk Yaratıcıları

Ebeveyn olmadığım için konuya bir türlü giremedim. Birkaç gün önce henüz 14 aylık bir kız çocuğuyla zaman geçirdim. Sarı saçlı, renkli gözlü, 70 santim boyunda, tatlı bir şey kendisi. Adı Ecrin. Hay canını yidiğim :) Aslında çocukları severim ben fakat ağlamayanından olacak. Ağlayınca olmuyor, olmuyor birader, derken anne-baba olunca oluyormuş arkadaş. Bir ablam ya da küçük bir kız kardeşim olsun isterdim. Olmadı... Özellikle küçük kız çocuklarına ilgi duyuyorum, sevdikçe sevesim geliyor. Erkek çocukları da öyle. Onların kafasını yaşamak dahi istiyorum, ben çocukluk günlerimi hatırlamak istiyorum. 70 santimlik arkadaşı kucağıma aldığımda (ki çocukları kucağıma almaya korkarım, bir şey olacak diye) ilk baştaki tepkileri hoş değil yani; Yabancılıyor beni, ağlıyor falan. Yarım saat içinde alıştı bana, onunla oyunlar oynadık. Bana gelmeye başladı. O kadar da annesini aramıyordu yani. Yaklaşık 3-4 saat böyle vakit geçirdik. Zeki de bir şey kendisi. Telefonların kapağını çıkartabiliyor camba...

Sürpriz Yapan Sürprizci

Deneyimlerimden yola çıkarak anlatmaya çalışacağım; Sürpriz nedir? Sorusuna açıklık getirelim ilk önce; Sürpriz: Birisine beklenmedik davranışlar sergilemek, en basiti bu işte. Ne bekliyorsun yani, akademik açıklama falan mı? İşte nedir efenim bunlar? Klasikleşen doğum günü partileri, belli başlı günlerde alınan incik boncuk, sıradan bir günde sevgiliye alınan çiçek, hediyeler falan işte… Uzaklardan gelenlerin eşe dosta aldığı kıytırık eşyalarda dahil olaya, ama manevi değeri var ya; Öyle düşünmek gerek değil mi? İkinci sorumuz; Sürpriz neden yapılır? Gel de açıkla şimdi bunu. Kimileri tamamen duygusal bakabilir olaya, evlilik yıldönümünde alınan bir kırmızı gül; Kıymetlidir. Ama rutinleşmesin ya? Kimileri tamamen özentilik yapar, gördük abi, yalanımız yok. Parası var diye kıza doğum günü kutlaması yapıyor. Yapma mı dedik? Yap ama içinden gelerek falan yap, duygusala bağla olayı en azından zengin genç. Ha, hayat zaten bize küçük sürprizler yapıyor bununla yetinmeliyiz sanıyorum. Sonuçl...

Mutlu Olurken...

Kabul etmeliyiz! Herkes mutlu değil, hatta mutlu olanlarda gerçekten mutlu değil. Nereden bildiğimi boş ver çocuk! Gerçek olanı bilmek yeterli olsun senin için. Mutlu olmayı bilmeyen insanlar bile var, evet evet, mutluluğun adını duymayan bile olabilir. Bir film adı sanıp, izlemeden geçen de olabilir mi? Mutlu olmanın basit yolları var arkadaş! En başta "çocuk" olmak, yada çocuk kalabilmek. Sen! evet, bu yazıyı okuyan kişi, adın her neyse, işte o; Kaç yaşında olduğun mühim değil, bana çocuk olmak istediğini söyler misin? -"Hayır" dediysen devamını okumana gerek yok, güle güle; -"Evet" dediysen, bir nefes al gel yine.... Kabul etmen gereken şeyler var, öncelikle senden bir adet var, ve benzerin yok, özel olduğunu suratına vurmazlar her gün, bunun farkına var ve öyle davran. İnsanlar içinde farklı statüler vardır. Sen kendi statünü de belirleyecek konuma gelirsin. Merak ettiğin "ne zaman olacağı" d...