Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kağıt etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Formspring Eylül Sayısı (2.Bölüm)

1) Şuana kadar beğendiğiniz Türk filmi? -Yönetmenliğini Serdar Akar'ın yaptığı 2007 yapımı Barda filmini bunun yanı sıra Cem Yılmaz'ın filmlerini, Sinan Çetin'in yönettiği Kağıt filmi ve diğer Türk sinemasına damga vurmuş unutulmazları beğeniyorum. 2) Küçük çocuklara hiç küfür öğrettin mi? -Hayır ama öğretenleri gördüm. Amaçlarını anlayamadığım için neden öğretmen gerektiğini de bilmiyorum. Hayır yani küfür çocuklar için kendini savunma biçimi mi? 3) En iyi film serisi? -Tek hakkım varsa onuda Kelebek Etkisi bir yana Son Durak serisine veriyorum. 4) Trip atmak ne zaman eğlenceli olur? -Trip attığın kişi bunu anladığında; Anlamadığında kavgaya gidiyor iş. 5) Sizi en en son duygulandıran ne oldu? -Kendinizi başka birinin yerine koyduğunuzda onun adına üzülebiliyorsan... Odur. 6) Mutluyken üzgün davranmak mı, üzgünken mutlu davranmak mı daha zor? -Elbette ikisine de maruz kaldım. Son olarak üzgünken, gülmem için çaba gösteren arkadaşlara böyle saf saf gü...

Kağıt - Neler Öğretti?

"Her yasak kendi isyancısını doğurur" cümlesiyle film başlıyor adeta. Sinan Çetin'İn izlediğim en iyi filmi bu oldu. 2010 yapımı olan bu filmin türü dram ve politik. Başrol oyuncularından Ayşen Gurda, Asuman Dabak ve Öner Erkan ayrıca Zeynep Beşerler göze hoş gelen bir oyunculuk sergilemişler. Konusu itibariyle de ilgi çekici ve Türkiye'nin yakın tarihini yansıtan, başarılı ve istekli bir film olmuş. Anlatmak istediğini dolaylamadan, tek olay üzerinden anlatmış. Öyle ki, tek olay imzalanmayan tek bir kağıt parçasıdır. O kağıt parçası ki, "tek başına bir insanı, aileyi ve bir toplumun başını kesebilecek güçtedir." 1970'li yılların adalet anlayışıyla işlenen filmin objektif bir dramı ele alması ve ağır aksak ya da işleyemeyen adalet sisteminin beline darbeyi indirmesiyle alevlenen film konusunun sonunda ise, aslında beklediğim ya da olması gereken bir son gerçekleşti. Görüntü yönetmenini tebrik etmek istiyorum. Soluk tenli renk düzeniyle çekilmiş filind...

Şiir Yazmak

Düz yazı yazmak gibi değil, şiir yazmak. Bir de serbest yazıyorsan şiiri, bambaşka bir hal alıyor. Satırları sona geldiğinde aşağı satıra geçmiyorsun, satır satır, istediğin uzunlukta yazıyorsun. Kendini tek cümleyle bile ifade edebiliyorsun. Başka bir hayat olabilir şiirlerde. Şairler zaten başlıca bir ütopya. Şiir yazmayan birine bu derdi anlatmak güç olur, şiir sevmeyen biriyse zaten okumaz bu yazıyı. İki satırımın arasında dağlar kadar fark olabilir ama aynı yolun sonunda kavuşurlar birbirlerine. Dizee bütünlüğüne bakmam zaten, genel olarak ele alınmalı şiirler. Okullarda ki şiir konuları biraz sıkıcı işleniyordu aslında, fakat eğlenceli hale getiren hocalar vardı. Şiir yazmaya nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum ama sanıyorum 10.sınıfta temeli atmıştım. Yeni bir ortam, tanıdığın pek kimse de yok. Soğuk görünümlü sıcakkanlı biriyim fakat birine alışmam yıllarımı alabilir. Yalnızken de en iyi yapılan şeylerden biridir galiba şiir yazmak? En arka sıra hep boş olurdu, kalorif...