Annem ya… Herkesten önce, daha doğum günüme üç dört gün kala hatırlatıyor bugünü fakat en son o kutluyor ve ilk ondan başlıyorum günün özetine. Bütün gün bekledim annemi, arasın kutlasın tamam yani. Gece yarısını geçti 21 Şubat oldu 6 dakika sonra annem aradı. Yani, üç beş dakika daha aramasaydı, bir şey oldu bu kadına diyecektim ki, zaten pastasından yiyemedim canını yediğimin. Olsun kutladılar yine de eheh. Güne on bir otuz civarı başladım. Sıradan ve basit bir gün olarak uyandım. Gece yarısından hemen sonra kutlamaya başlamışlardı zaten, sabahta art arda gelen kutlama telefonları güne bildiğin gülümseyerek başlamama sebep oldu. Birkaç saat sonra sevdiğim iki arkadaştan bir hediye aldım ve bunu tahmin etmiyordum. Akşam derse gittim, elimden geldiğince yapmaya çalıştığım beş çayı muhabbetim var kendimle, muzlu kek ve çay yanında… iyi gidiyorlar ya. Neyse çay keyfi yaparken arkadaşın biri geldi masaya doğum günümü kutladı sonra tuttu elimi öptü hatta alnına koydu ya. Çok utandım “napiy...