Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Lise etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

4 + 4 + 4 = 12 Saçmalık

2012-2013 eğitim öğretim yılının, diğer yıllara oranla çok farklı geçeceği şimdiden belli ediyor kendini. Nedir abi bu 4+4+4? Medya niye bu kadar gündemde tutuyor bu olayı diyenler olabilir. Kendileri lise ve üniversite öğrencileri yada bu kişilerin anne-babası da olabilirler. Bizi ilgilendirmiyor diyemezler. Yakın zamanda onların da çocukları, torunları olacak, dolayısıyla kendilerini bu sorunun içinde bulacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı 100 küsurluk bir soru-cevap belgesi hazırlamış. Bu dosyaya ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Merak edilen sıkça sorulan sorulardan oluşuyor. İncelemekte fayda var. Peki, değişen bu eğitim sistemi için hazırlamış olduğum 12 saçmalık neler? Henüz 66 aylık çocuğun fiziki ve akli gelişimi, kendini ifade etmeye, savunmaya yeterli olabilecek midir? Henüz temel ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılamayan çocuklar ebeveynlerinin yardımlarına muhtaç durumdadırlar. Bu yaş grubuna sahip çocukların, ergin insanlardan daha fazla uyuması gerekmiyor mu? S...

Eski Okulu Ziyaret

"Pilav Günü" yapıyoruz dediler umursamadım ama sırf bir arkadaşı görmek, dinlemek için gittim. Gittim de ne oldu sanki? Benim öyle unutulmayacak bir lise hayatım olmadığı için okulu görmek sınıflarına girmek benim için çok şey ifade etmedi. Ama o sıralarda geçirdiğim 4 sene vardı. Böyle ufak bir duygusallığa bağladım sonra geçti hemen... Eskiyi hatırlamak iyidir. Ben en çok ilkokul sıralarında geçirdiğim yıllarımı özlüyorum. Neyse... Sakin bir kalabalık vardı, ne kadar kalabalık denebilir onuda bilmiyorum ama benim sınıfımdan sadece bir arkadaşa rastladım. Sevdiğim bir hocayı gördüm iyi oldu. Sırf bir arkadaşı görmek için gittim dedim ya, işte o arkadaş (belki okuyordur) gitarını da getirmişti. Bana sözü vardı "sadece bana özel bir minik konser" sözü belki gerçek olur dedim ama hani minik konser kısmı gerçek oldu da tek değildim. Sorun değil yine de. Pilav günü diye gittik kapıda 1TL giriş ücreti alındı ve nohutlu pilavın tadı güzel değildi. Cızırtılı mikrofon sesin...

Öğretmen

Ben 7 yaşındaydım. İlkokul birinci sınıfa başlayacaktım. Küçüktüm, korkuyordum ve garip bir mutluluk birde heyecanı vardı. Okullar açılmıştı, sınıf çok kalabalıktı, anneler babalar bile sınıfta çocuklarının yanındaydı, ta ki biri gelene kadar. Uzunca boylu, beyaz saçlı, takım elbiseli biri girdi kapıdan. Sınıfın ebeveynler tarafından boşaltılmasını istedi. Sanki “Burada onların annesi de, babası da benim” dermiş gibi. Okulu seviyorsun, alışıyorsun, yeni şeyler öğreniyorsun, aynı zamanda büyüyorsun. Ortaokula geçtiğimizde ilk defa birden fazla öğretmen derslerimize girecekti, “hangisini daha çok severim” düşüncesi o zamanlar hiç yoktu ki aklımda. Eskiye göre daha zordu değişmek, büyüme sürecimiz mi yavaşlıyordu, seçme şansımız mı azalıyordu? 7.sınıfın başında yeni bir okul, yeni arkadaşlar ve yeni öğretmenler… “Hangisini daha çok sevebilirdim” düşüncesinin tohumu henüz atılmamışken daha… Adapte olunuyor, olunmak zorunda. Büyümeni engelleyemezsin. Lise dönemine geçişte kolay olma...