Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sevmek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Unutmak Mı?

Erken unutulmak ne demek? Takıldım bu soruya, irdeleyelim biraz dimi? Bak şimdi öncelikle şunu sormak gerek; Neden unutuyor ki? Unutmasını gerektiren bir durum mu var yoksa başka şeyler, bizim bilmediğimiz şeyler varda mı, unutmalı? Ayrıca nasıl unutuluyor ki? Var mı öyle şey… Önemli soru: Unutabilen var mı? Benim bir hayatım var, içinde insanlar falan var, cansız varlıklar da var. Kalabalık bir hayatım var. Ben mutluyum dimi hayatımdan? Şimdi iyi insanlarda var, tanışıklığımda var, seviyoruz birbirimizi, geçinip gidiyoruz. Her şey normal, her şey sıradan… Aramızda bir sorun mu olmalıydı? “Neden beni unutsun?” diye düşünelim. Ona küfür mü ettik, kırdık mı, vurduk mu, kandırdık mı, öptük mü? Ne yaptık beyler! Daha yaratıcı bir fikri olan var mı? Soğuk bir dönem yaşıyor olabiliriz onunla, uzun zamandır da konuşmuyoruz öyleyse. Bir şekilde günde bir kere aklına gelebiliyor, sanıyorum onun içinde geçerli. Ama konuşmuyoruz dimi? Geçerli bir sebebi var diyelim bide. İkisinden bir...

Öğretmen

Ben 7 yaşındaydım. İlkokul birinci sınıfa başlayacaktım. Küçüktüm, korkuyordum ve garip bir mutluluk birde heyecanı vardı. Okullar açılmıştı, sınıf çok kalabalıktı, anneler babalar bile sınıfta çocuklarının yanındaydı, ta ki biri gelene kadar. Uzunca boylu, beyaz saçlı, takım elbiseli biri girdi kapıdan. Sınıfın ebeveynler tarafından boşaltılmasını istedi. Sanki “Burada onların annesi de, babası da benim” dermiş gibi. Okulu seviyorsun, alışıyorsun, yeni şeyler öğreniyorsun, aynı zamanda büyüyorsun. Ortaokula geçtiğimizde ilk defa birden fazla öğretmen derslerimize girecekti, “hangisini daha çok severim” düşüncesi o zamanlar hiç yoktu ki aklımda. Eskiye göre daha zordu değişmek, büyüme sürecimiz mi yavaşlıyordu, seçme şansımız mı azalıyordu? 7.sınıfın başında yeni bir okul, yeni arkadaşlar ve yeni öğretmenler… “Hangisini daha çok sevebilirdim” düşüncesinin tohumu henüz atılmamışken daha… Adapte olunuyor, olunmak zorunda. Büyümeni engelleyemezsin. Lise dönemine geçişte kolay olma...

Başka Dilde Aşk - Neler Öğretti?

 “Hayat bu kadar zor mu? Atılır mıyız oyundan benzemezsek onlara? Bahanemi lazım, mazeretimiz mi kalmamış? Çok ayıp olmuş…” diye biterken film, başlıyorum anlatmaya. “Sormuşlar onlara; Ayıp olmaz mı? Ayıp neydi? Bilen var mıydı? Ya da ayıp olmayan bir şey var mı? Bahane mi lazım bize? Aşka inanmak için bahane mi lazım? Kazanmak için hırslı birer oyuncu gibi kabul edilirse aşıklar; oyunun adı da aşk olmalı. Aşkın türleri var mı bilmiyorum ama bu, çok farklı bir duygu ve kazanmak için kaybetmeyi göze almış kimselerin oyunu. O kadar zor mu bu oyun? O kadar acıtır mı canı? Yaşamayanın, tatmayanın, arzularını kullanamayanların anlamayacağı bir his, kabul edilir bu. Söylesene; kendisinden utananların kazanmaya ne yüzleri olur ki? Hem, sen kendinden utanırsan başkası ne yapsın? Bir darbede onlar vurmasın mı? Kolay lokma olmayı sen seçtin, açlar için fırsat oldun. Kapkara kapılar ardına gömdün canlı bedenini, ağladığını bile kimse duymaz orada. “Kız en güzel giysisini giymiş; Oğlan...