"Giresun’u kötüleyen şeyleri yazmayın. Giresun’un aleyhine olan şeyleri ulusal basına taşımayın. Bu içimizde kalır. Kol kırılır, yen içinde kalır. ’Cenazeyi derme çatma teleferikle karşıya geçirdiler’ diye haber yaptınız. İyi mi oldu? Belki sen oradan 3-4 puan ya da 400-500 lira aldın. Ben vereyim sana o parayı, yazmasan. Giresun’u Türkiye’ye olumsuz yansıtmasan" demişti Giresun Valisi. Haberi okuduktan sonra aklıma direk Gürkan D. geldi. Üniversiteden pek sevdiğim bir arkadaşımdır kendisi. Onunda bu tür söylemleri vardır. Bir gün Meltem'deki (Antalya'daki Meltem köprüsü) üst geçitten geçerken beraber, köprü üzerinde yer tezgahı açan abiyi fark etmemiştik. Ben biraz bastım o tezgahın üstüne. Özür dilemeye kalmadan pek sevdiğim arkadaşım Gürkan: "Abi parası neyse vereyim, zarar varsa lütfen kusura bakmayın" dedi. Abi önce özür dileseydik? Para, söz konusu olduğu zaman halledemeyeceğimiz pek bir şey yoktur aslında. "Hani bir kereden ne olur canım" ...