Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türkiye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mısır Sinemasından Bir Kare: Mursi

  Bu yazı Mısır’da yaşanan olaylardan kıssadan hisse mantığı ile kaleme ele alınmıştır. Kardeşim senin hiç mi işin yok diyebilirsiniz, Mısır ne alaka da diyebilirsiniz. O zaman bu yazıyı okumak için kendinizi iyice hazırlayın. Çünkü ben kıssadan hisse çıkarttım. Darısı sizlere…   Ortada 1928’de kurulan bir örgüt mü desem yoksa teşkilat mı desem bilemedim neyse. Kimine göre siyasi örgüt kimine göre terör örgütü olarak da adlandırılıyor. Bilinen adı “Arap Baharı’nda” büyük rol oynamış ve güçlenmiştir. Böylece bu ülkeler başa kendi elemanlarını geçirmiştir. Bir tarafları ne kadar dindar gözükse de diğer tarafları o kadar para canlısıdır ki ABD ve İsrail ile sıkı fıkı ilişkisi vardır. "bana karşı gelmek dine karşı gelmektir" diyen başlarında bir kişi var.   Sonuç bir yıl önce bu örgüt Mursi diye bir arkadaşı Mısır’ın başına getirdi. Bir yıl boyunca sendika, medya bastırıldı. Sürekli gündeme kadınlara yönelik şiddet ve taciz ile anılır oldu Mısır. Yetmedi sadece tüm s...

Twitter Gündeminin Yarısı Belli

Twitter kullanan bilir, sol tarafta "Gündem" diye bir zımbırtı var. Hakkını yemeyelim bazen işe yarıyor, bilmediğin bir şey olunca rastlantı sonucu öğrenebiliyorsun oradan. Alt alta on tane başlık var Türkiye'de en çok konuşulan on vıdıvıdının listesi. Gel gör ki, bu on tane başlığın yarısı Türk futbolunun dev takımlarının taraftarlarına ayrılmış gibi. Birbirlerine laf sokma, çamur atma tabiri caiz (biliyorum) sidik yarıştırıyorlar. Fanatik tipler için bu önemli bir sanal mücadele olabilir ama benim gibi standart bir futbol takipçisine çok komik geliyor. A takımı B takımına çamur atıyor, B takımının derdi C takımı ile zaten, C takımı tınlamıyor A, B takımına "anneme dicem sizi" der gibi davranıyor. Diğer kulüpler ne güzel ya? Hiç böyle saçma polemiklere girmiyorlar ya da giremiyorlar ama iyiler böyle. Neresinden tutarsan elinde kalan bir lig oldu çıktı. Fenerbahçe'de UEFA tarafından şampiyonlar ligine alınmış galiba, ülke için artı puan olur umarım. Bide uzu...

Eurovision - Azerbaycan 2012

57. Eurovision şarkı yarışmasına Türkiye’den Can Bonomo “Love me Back” adlı şarkısıyla katıldı. Sahneye 18.sırada çıkan Bonomo aldığı 112 puanla 7.oldu. Tüm beklentilerin ilk üç üzerinde yoğunlaşmasından dolayı sonuç, hayal kırıklığı gibi görülebilir fakat ortalama bir sonuç elde ettiğimize inanıyorum. Şarkı çokta hoşuma gitmese de “gideri vardır” dedik ve sonucu merakla bekledik. Performansı izlerken ilk dakika içinde hiç hoşuma gitmedi ama sonlara doğru, özellikle “haydee!” coşkusundan sonra gözüme daha bir sempatik görünmeye başlasa da 7.sıradan ileri gidemeyecekti. Yarışmanın Azerbaycan’da düzenlenmesinin de bir etkisi vardır ki mutlaka, şarkı sonunda büyük bir reaksiyon aldı. Ayakta alkışlandığı görüldü. Takip edebildiğim kadarıyla ve göze çarpan ülkeler için tuttuğum notlar arasında şunlar var: Yarışma İngiltere’nin her sene tekrarladığı o zevk vermeyen şarkılarından birisiyle başladı. Rusya’nın yaşlı teyzeleri göze sempatik geliyordu, Kıbrıs’ı temsil eden 93 doğumlu kızcağızd...

Piyasa Örneği

Piyasa en az iki kişi arasında yapılan alışveriş sonucu oluşur. Ekonomi dersinde işlediğimiz bu konuya fazla ilgi duydum, 13 saatlik otobüs yolculuğu sonucu uyumadan hem de, derse girip bu konuya dikkat edebilmek. Piyasanın attığı damar nokta bankalardır. Banka, para satar, karşılığında para alır. Medyada da piyasa söz konusudur. Yani medya piyasası… Burada özel kanal şirketlerinin yayınlarını parayla satın almaktan söz etmiyorum. Keza böyle bir durumda sorun olmuyor. Sorun şu ki: Ekranlarda izlediğimiz, dinlediğimiz kişiler bizlere fikirlerini satıyorlar. Bizde bunun karşılığında bir şey vermiyormuşuz. Nasıl vermiyoruz ya? En evvelde zamanımızı ona veriyoruz, onu izlediğimiz için dolaylı yoldan para kazanıyor, fikirlerini bize sunduğu (sattığı) için yine o karlı çıkıyor. Müthiş piyasası var bu işin! ABD piyasasına göre ise biz hala gelişmekte olan ülke sıfatındayız. Peki, bir ülke kurulduğu günden buyana hep mi “gelişmekte” olur? Netice de geliştiğimiz dahi yok! Piyasanın ana madd...

Haber Bültenleri

“Doğrusu yok düşün taşın, eğrisi yok fikrin başın” diyerek başlıyoruz haber bültenimize. Bakış açımızı biraz değiştirdiğimiz zaman cidden bu yazı bir haber niteliği taşıyabilir aslında. “Haberin olsun Türkiye!” manşetli bir haber hem de? Medya o kadar geniş bir dünya ki; İki sokak öteye gittiğimizde evin yolunu karıştırma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu fark ettiniz mi hiç? Gündüz başka, gece başka görünen caddeler, mahalleler, sokaklar… İzlediğimiz haberlerde bir bakıma öyledir. Gece karanlığından izlediğin haber ile gün ışığı ile izlediğin haber arasında ki beş temel farkı bulun bakalım. Haber kanallarının tekel olmasına üzülüyor olsam da, artık kaldı mı öyle dişli haberciler? Ki, apaçık görülen yanlışa kafa tutsun? Falanca kanalda bir haber izliyorum, bir kere kumandanın yukarı tuşuna basıyorum başka kanal geliyor, ama aynı haber iki kelime farklıya tekrar görüntüleniyor. Değişen kelimelere takılmayın, zaten eş anlamları kullanılıyor. Halkı, kendi keyiflerine göre haberdar ede...