Twitter kullanan bilir, sol tarafta "Gündem" diye bir zımbırtı var. Hakkını yemeyelim bazen işe yarıyor, bilmediğin bir şey olunca rastlantı sonucu öğrenebiliyorsun oradan. Alt alta on tane başlık var Türkiye'de en çok konuşulan on vıdıvıdının listesi. Gel gör ki, bu on tane başlığın yarısı Türk futbolunun dev takımlarının taraftarlarına ayrılmış gibi. Birbirlerine laf sokma, çamur atma tabiri caiz (biliyorum) sidik yarıştırıyorlar. Fanatik tipler için bu önemli bir sanal mücadele olabilir ama benim gibi standart bir futbol takipçisine çok komik geliyor. A takımı B takımına çamur atıyor, B takımının derdi C takımı ile zaten, C takımı tınlamıyor A, B takımına "anneme dicem sizi" der gibi davranıyor. Diğer kulüpler ne güzel ya? Hiç böyle saçma polemiklere girmiyorlar ya da giremiyorlar ama iyiler böyle. Neresinden tutarsan elinde kalan bir lig oldu çıktı. Fenerbahçe'de UEFA tarafından şampiyonlar ligine alınmış galiba, ülke için artı puan olur umarım. Bide uzun uzun şeyler yazıyorlar (menemensporbizimdirbizimkalacak) elinden alan mı var çocuk?
Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları? Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...