Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dünya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sarhoş Kedi Hikayeleri - Sayfa 14

Tamam. Bazen olmasını istemediğiniz indivilasyonel olaylar meydana gelebilir. Bu tür durumlarda yapılması gerekenler nelerdir? Bir kedinin gözünden bakalım olaylara. 1.Kabullenmek: Kedi kabullenirse kaybetmiş sayar kendini. Çünkü savaşçı ruhuna ters düşen bir harekettir kabullenmek. Duygusal kedilerde yok değil hani. Karşısındakini düşünen kedi her zaman bir adım geridedir. Başkası kırılmasın diye miyavlayıp durursan, kendin üzülürsün. Bu bir altın kuraldır. 2.Kabullenmemek: Ruhuna işlemiş "savaşçı" kimliğini harekete geçirmenin zamanı geldiği durumlardan biri kabullenmemek. Bazen  Nazilerin patronu Hitler kadar sert, duygusuz ve astım kestim zihnine sahip olmalı insan. İnsanlar öyle olsun da, ya kediler? Kabullenmediğini gösteren başka yollar arar. Mesela konuşur. Ama çok kısa konuşur. Sonradan problem çıkmaması için kuralları önceden sunar. Kabul ettirirse tek başına iktidar olmaya devam eder. Aksi bir durumda insanlardan tüyo alabilir. Bkz: Nazi Patronu 3.Olayın ...

Haber Bültenleri

“Doğrusu yok düşün taşın, eğrisi yok fikrin başın” diyerek başlıyoruz haber bültenimize. Bakış açımızı biraz değiştirdiğimiz zaman cidden bu yazı bir haber niteliği taşıyabilir aslında. “Haberin olsun Türkiye!” manşetli bir haber hem de? Medya o kadar geniş bir dünya ki; İki sokak öteye gittiğimizde evin yolunu karıştırma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu fark ettiniz mi hiç? Gündüz başka, gece başka görünen caddeler, mahalleler, sokaklar… İzlediğimiz haberlerde bir bakıma öyledir. Gece karanlığından izlediğin haber ile gün ışığı ile izlediğin haber arasında ki beş temel farkı bulun bakalım. Haber kanallarının tekel olmasına üzülüyor olsam da, artık kaldı mı öyle dişli haberciler? Ki, apaçık görülen yanlışa kafa tutsun? Falanca kanalda bir haber izliyorum, bir kere kumandanın yukarı tuşuna basıyorum başka kanal geliyor, ama aynı haber iki kelime farklıya tekrar görüntüleniyor. Değişen kelimelere takılmayın, zaten eş anlamları kullanılıyor. Halkı, kendi keyiflerine göre haberdar ede...

Fahiş Dünya

Bence yorgundu, ama gülüyordu. Belki, özlüyordu, ya da tamamen yalnızlığına odaklanmıştı. Kaygı dolu gözlerle bakıyordu sanki ya da sadece bakıyordu, öylesine. Hayran kalıyordu buralara, bence öyleydi. Bu şehre aitti o. Mutlaktı… Hayır, buğuluydu. Araf da mıydı? Kesin bir cevap vermezdi ki… Soğuktu zaten eli, yüzü. Üşüdüğünden değil, ya da dokunduğum için anlamış da değildim. Öyle bakıyordu soğuk ve renksiz. Ölüyor muydu? Beyaza yakındı gri tondaki gözleri, hep açıktı… Vişne çürüğü kadar koyu dudakları çatlamış ve kurumuştu, hava zaten soğuktu; o da öyle… Düzdü saçları ama dağınıktı. Yanaklarına kadar düşmüş perçemi. Beyaz tene yakışırdı kırmızı askılı elbisesi, kırışıktı ama güzeldi. Omuzlarından diz kapaklarına kadar iniyordu uzun sadeliği. Ayakları çıplaktı, asfaltı zaten ıslak ve sert! Elinde çantasını iki parmağıyla tutuyordu sanki bırakacakmış gibi her an, her an düşecekmiş gibi adım atıyor zaten, zaten düşecekti, tekti… Gözlerine çarpan sivri ışıklardan rahatsız olmuyordu. Bir...

Mutlu Olurken...

Kabul etmeliyiz! Herkes mutlu değil, hatta mutlu olanlarda gerçekten mutlu değil. Nereden bildiğimi boş ver çocuk! Gerçek olanı bilmek yeterli olsun senin için. Mutlu olmayı bilmeyen insanlar bile var, evet evet, mutluluğun adını duymayan bile olabilir. Bir film adı sanıp, izlemeden geçen de olabilir mi? Mutlu olmanın basit yolları var arkadaş! En başta "çocuk" olmak, yada çocuk kalabilmek. Sen! evet, bu yazıyı okuyan kişi, adın her neyse, işte o; Kaç yaşında olduğun mühim değil, bana çocuk olmak istediğini söyler misin? -"Hayır" dediysen devamını okumana gerek yok, güle güle; -"Evet" dediysen, bir nefes al gel yine.... Kabul etmen gereken şeyler var, öncelikle senden bir adet var, ve benzerin yok, özel olduğunu suratına vurmazlar her gün, bunun farkına var ve öyle davran. İnsanlar içinde farklı statüler vardır. Sen kendi statünü de belirleyecek konuma gelirsin. Merak ettiğin "ne zaman olacağı" d...

Bir Gün Düşündüm ...

Bir gün bitecek ve yarın yeni bir gün doğduğunda o dünyada bana da yer olacak. Çünkü ben böyle istiyorum. Bazı şeyler benim istediğim gibi olmak zorunda. Hep senin sözün geçecek diye bir kaide yok! Sen "dünya" ne kadar büyüksün gözümde bilemezsin... ama yıllar önce kaybettiğim aşk-ı karşıma tekrar karşıma çıkardığında anladım senin ne kadar, küçük, zavallı ve mutluluğa muhtaçsın. Eski aşk dedim de aklıma sen geldin, sen dediğime bakma tanımıyorsun beni aslında. Üzülüyorum halime, hala bir umut bekler gibiyim seni. Bir kere gördüm sadece başından aşağı dökülen beyaz elbisen ile... Mavi gökyüzünün altında, beyaz bir bulut muydun sen? Mavi kalbine hakim olma şansım olsaydı eğer; Buna gücüm yetmezdi o kadar büyük ki! tutamazdım ellerimde, gözlerim yetmezdi seni görmeye... Tüm bunlar tek günde oldu. Sanırım gerçek aşk buydu. Tek görüşte ve en saf haliyle...