Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gitar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yavuz Çetin (25 Eylül 1970 - 15 Ağustos 2001)

Ölmek gerekir bazen, o kadar zamansız ve bir o kadar da ani. Gitmek gerekir bazen, kimseye söz dökmeden ve kimseye veda etmeden. Anladığında bazı şeyleri, çekilip köşene usulca: "ne yapmalıyım" diye düşünmeli. Artık yapacaklarında değiştirmiyorsa köleliğini... İşte o zaman ölmeli. "Dünya bir yere kaçmaz, uçmak ister misin benimle bu gece?" uzaklara... Çok uzaklara en yukarıya, rüzgarın çıkarabildiği en tepeye! "Sadece senin olmak istedim dünyada, sadece sana at olmak" keşfetmek yeniden dünyayı, belki seninle küçük şehirler kurmayı. "Seni kaybetmekten korkmak çok zor" bazen dayanılmaz oluyor kafamdaki sesleri susturmak. Nereye adım atsam gidemiyorum, bir teneke parçasına bağlanmış fikrim atamıyorum. Ben sende kayboldum. Gayet açık ifade ettim, "erkeğin olmak istiyorum" sadece bunu istiyorum. Sadece... "Belki de terslik bende. Yapamadım bu düzende. Kaçacak delik arar oldum. Yaşamak istemem artık aranızda..." Yavuz Çetin...

Simurg Temple Bar - Ogün Sanlısoy Konseri

Konser var dediler düştük yollara. Antalya’da ilk konser açılışımı yapmak için Ogün Sanlısoy’un iyi şans olacağını düşündüm. Ortama ayak uydurabilecek bir arkadaşımı da yanma alarak Kaleiçi’ne doğru gittik. Hani tahmin ve söylentiler sonucu içimiz rahat gidiyoruz bara, ben zaten içmeyeceğim o konuda rahatım maddi olarak. Kapıya geldik böyle iri yarı adamlar falan arada cılız bir adam biletleri o satıyordu. Sorduk ne kadar? 35 lira dedi. Reyiz ne yaptın sen demeye kalmadan hani öğrenciyiz yap bir güzellik falan. 30 liraya anlaştık eheh. Bara çıkmadan önce adam kolumuza kaşe vurdu lan. Ben vurdurmadan önce sordum ‘Hooops ne için bu?’ Meğerse konser için geldiğim belli olsun diyeymiş hani arada falan dışarı çıkarsam diye karışıklık olmasın. Lan bunun başka yolu yok mu? Cık cık ya… Hocam zaten konserin başlamasına dakikalar kala girdik, en arkadayız, ortama alışmaya çalışıyoruz falan. Arada Ogün korumalarla falan dolaşıyor ortalıkta, neyse konser başladı, biz hafiften içerilere doğru ...

Aniden Yenilenmek

Beklemediğin anda değişen hayatlara örnek olmak istiyorum. Tamamen rutinleşmiş hayatıma darbe gibi gelen "üniversite" hayatı, ibreyi 180 derece değiştirdi. Bir anda kendimi hiç tanımadığım şehrin içinde, Türkiye!nin dört köşesinden gelen hemen hemen yaşıtlarımla tanışma süreci zor gözüksede, alışıyorum! Yurt yaşantısıyla da tanıştık. Orada da aynı şekilde bir sürü yeni binalar ve kişilerle tanıştım. Bütünüyle ele geçirdiğim bir hayatım var sanki? Ne istersem ona karar verenbiliyorum. Tam özgürlük değil bu fakat tek başıma iktidar olmak olabilir bu. Kampüs içinde kabuklaşmış toplulukların içine girme çabalarım da ayrı bir mini dünya. 47 adet öğrenci topluluğu olan üniversitenin şu an iki mensubuna katıldım, bu sayı artacaktır. Hoşuma kaçan topluluklardan  bazıları: BETAT, Müzik Topluluğu, Kısa Film Atölyesi Toplulupu, Sinema Topluluğu, Türkçe Topluluğu, Fotoğrafçılık Topluluğu... Kampüs içinde çeşitli kurslarda mevcut, göze çarpanları: gitar ve bateri kursu. Ne um...