Ne koyalım adına yüce Ordinaryüs? Artık eski nesillerde göremiyor gelecekten bir kare. Düşünme yetileri sömürülmüş gençlere kim yardım eli uzatacak ki? Eğitim dediğimiz hadise, kendini kurtarabilse önce, belki kendini aydınlatabilir. Kuru ekmek kavgasına düşeceğimiz günlerde gelecek, hep hazır yemekle sürmeyecek. İhtiyarların yerini alacağız ve onlar kadar aciz kalacağız. Yeniden yenileniyor hayat, bir karış, bir karış küçülüyor toprak. Ömürler desen zaten bol kepçeyle dağıtılmış. Bir meslek var hayalimde, masa başı ve dolgun maaşlı. Ama önce birilerinin ayaklarını yalamalı! Para kimde ey Ordinaryüs? Ona gideyim, aş dileneyim, sadık köpeği olup, işini alayım! 40 sene aç gezip, geri kalan ömrüm ile sefa süreyim. Kadın! Üzerindekiler de ne? Soyun çabuk, günah etme. Kiralık bedenlere laf söyleme! Onlar kadar namuslu olamadık nihayetinde... Çocuklarım var, dahası yolda, kimi ağlar açlıktan kiminin keyfi yerinde en başından. Hangisini satayım karanlığa? Kimi vereyim en ucuza? Evlat sonuçta....