Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hayat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayattan 22 Varsayım

1. Araba kullanma yürü; ev almasan da olur, gez. *Araba kullanmadığımızda trafik kazaları olmaz ve insan ölümleri azalır. İnsan insana çarparsa ölmez ya? Ev alarak kendimizi bir yere bağlamış oluruz. Göçebe hayat çok mu iyi derseniz, bence değil. Bir şehre bağlılık başkadır. 2..Hayatın fıkra olarak anlatılmasın da sen fıkra anlatmasan da olur. *Bir standart yakala. 3. Sevincini kim niye erteler ki? *Ertelenen sevinçler, kesin olmayan sonuçların ön tedbiridir. 4. Selam verdiğin insanları iyi seç nasıl selam verdiğini falan da iyi seç. Bu bile hayatını etkileyebilir..Kelebek etkisi gibi. *Tabi olum. Biri bir selam verir o an kendini iyi hissedersin. Diğeri bir selam verir "keşke vermeseydi" dersin. 5. Trafikte kalınca in yürü böylece az stres bol oksijen. *Kesinlikle deneyin. Üniversite sınavına giderken yaptım bunu, ve otobüsten önce vardım. 6. Şükredecek bir hayatın olsun ki her adım attığında şükredebilesin. *Helal lokma ye, kl hakkına bulaşm...

Hayatındaki F5 Tuşu

Merhaba sayın okuyucu, uzun zamandır görüşemiyoruz galiba. Açıkçası özlemiş olabilirim buraları, buna yazının sonunda karar vermiş olurum zaten. Bazı özel nedenlerden ötürü neredeyse 6 gündür blog güncellenmiyordu, Huh! buna son veriyorum. Sen nasılsın? Bugün yine ana konumuz insanlar olacak. Soyut anlamda ele almaktansa benzetme yolunu kullanmayı tercih ettim birde. Bu sefer insanları bilgisayara benzetiyorum. Eğlenceli olacak gibi (benim için öyle) önce ben yazayım da okuması sana kalsın. Gerekli malzemeler bir araya getirildiğinde iyi ya da kötü (özelliklerine göre) bilgisayar üretilebilir. İnsan üremesinde kullanılan araç-gereçlerde bellidir. Küçük yaşta kodlanmaya başlayan insanlar, kendilerine özgü huy edinirler. Alışkanlıkları ve yaşama biçimleri de kendilerine özgü sayılır. Uzun yıllar süregelen bu alışkanlıkları değiştirme fırsatları olur. Kimi bu anı iple çekerken, kimi ise değişmekten korkar. Değişim hele ki insan için olası güç haldir. Bir bağlılık hatta bağımlılıktan sıyrı...

Dağınık Beyin Rüyaları

Bazen rüyayla gerçeği karıştırdığımız anlar olur. Genelde de mutlu anılarla doludur. Çoğu rüyadır zannımca. Gerçek olmasını o kadar dilemişiz ki, rüyasını görünce gerçekten olmuş gibi kabul ediyoruz. Edebiliyoruz o kadar iyimser, mutlak bakıyoruz olaya.Yaşanılmadığını öğrenince ümitsizliğe kapılan oluyor mu? Belki bir gün he? İhtimaller denizi... Şarkılarda öyle değil mi sanki? Benim yerime bir başkası "sevgiliye" edilebilecek en iyi/kötü sözleri söylerken biz içimizi/kalbimizi rahatlatabiliyoruz fakat şarkıya eşlik etme koşuluyla. Ne var ki, düşlere dokunamıyoruz. Peki ama neden görüp, duyabiliyoruz? Bilim kurgu filmlerinde mantık arayan insan örneği olabilir miyiz? Bunların aksini de düşünelim. Gerçekten olmuş bir olayın üstüne gelen garip rüyalar serisine inanmak mı kolay, yoksa milyoner olduğuna inanmak mı? Yine o kadar dilemiş olmalıyız ki, istediğimizi yapabilmiş ve bir başarı sağlamışızdır. "Bu bir rüya mı?" sorusu sorarız, hatta "Yine mi rüya görüyor...

Soğumak

Bu insanların hepsinin içine şeytan girmiş, sıçmış kaçmış gibi. Ota boka konuşmaya çalışıyorlar, bilmiyorsan sus öküz. Biliyorsan da sus? Nedir bu içindeki konuşma merakı anlamıyorum ki. Çokbilmiş insanların hepsi salak gibi duruyor oturduğu yerde. Böyle manalı manalı bakışlar falan da var işin içinde. Kusarım bak!                 Bide ısrarcı tavırlarına bir ton küfür ediyorum. Ben istemiyorsam istemiyorum demek değil midir? Niye aynı soruyu bin kere soruyorlar? Sonra o insandan nefret etme işte. En yakının bile olsa soğuyorsun birden. Havalarda soğudu zaten. Bu ay hiç iyi başlamadı. Hiç. Her şeyden soğuma dönemine girmiş olabilirim. Sıkıya gelemediğim günler bunlar. Dikkat edin bana. Fazla soru sormadan sonuca gidin, huyuma gidin ama yanlış yaptırmayın, iyi geçinin ama küs kalmayın arada, bira ısmarlayın ama sizde için, beynimi meşgul edin ama oynamayın benimle. Saçlarımı da kestirdim beğenmedim lan açı...

Şimdi Bunlar Geldi İçimden

Alışıyoruz öyle ya da böyle. Su akıyor ve yolunu buluyor, biriktiği yerde yükseliyor ve ne kadar büyükte olsa engel bir şekilde aşıp geçiyor. Şarkılar, şiirler yazdırıyor insana ya da böyle boş ve uzun yazılar. İsteyerek yapıyorsan sorun yok, normal bir depresyon tedavisi. İçini dışa aktarmalısın yoksa mide bulantısından geberebilirsin. Bir ağacın gölgesindeyiz şimdi… Önemli olan ne biliyor musun? Önemli olan benim onu düşündüğüm gibi, onunda beni düşünüp düşünmediği? Bu sorunun cevabını bilsem ne olur ki? Değişmeyeceğini bildiğim duygularıma yenisini mi ekler? Bilmemek daha iyi, içini kemiriyor çok dişli fare gibi ama dayanmak zor olsa da, alışıyorsun öyle ya da böyle. İçimden gelenleri açıkça söylemiyorum, sadece sana değil hiç kimseye, çünkü: sürekli değişiyorlar. Bugün sana aşıksam, yarın başkasına aşığım, bugün seni sevdiğimi söylüyorsam yarın emin olamıyorum, tıpkı senin gibi, çünkü seni tanıyorum. Tanımaktan kastım şu aslında, hepimiz aynı yolun yolcusuyuz, yapacağımız, ...