Yedi tepe üstüne kurulu İstanbul sen kimleri gördün, kimler seni gördü ne anılar bıraktın beyinlerde. Seni beyaz karelere resmetmekten büyük haz duyuyorum. Ölümsüz sevdam. Elimde bir fotoğraf makinesi dolaşırım sabah akşam seni. Sokaklar bir başka caddeler bir başka elimde değil ki seni beyaz kağıtlara dökmemek. Sorarlar bana ne iş yaparsın? Resimciyim. Ne resmi çekiyorsun? İstanbul derim… Evde duvar boyası kullanmam çektiğim fotoğrafların süsler duvarlarımı. Evde pek kalmam ama kalınca da istanbul’dan uzak kalmam. Zira duvarlar hatırlatır seni bana. Taşı toprağı altın şehrimi… Biz yaşlanıyoruz ama o hep genç kalıyor. Yüzünde kırışıklık bile yok. Eskimeyen şehrim. Boğazdaki manzarana doyum mu olur? Hele ki gece vakti. Elimde de bir şişe votka değmeyin keyfime. Müziksiz olur mu hiç? Gemilerin fren sesleri içime işler. O gece orda sabah olur bırakamam o güzelim manzarayı sırtımı çeviremem. Darılır yoksa. Nazlı şehrim… Güneşin doğduğu anı izlemek için İstanbul’un en yüksek tepes...