Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Lal Gece Filmi Eleştirisi

   2012 yılı dram filmi olan Lal Gece gerçek bir hikâyeden yola çıkarak "çocuk gelin" dramını (belki de “pedofili” diyerek daha doğru yapmış oluruz) oldukça farklı bakış açısıyla perdeye aktarıyor. 25 yıl sonra sinemaya dönen İlyas Salman başrol oynuyor, 14 yaşındaki Dilan Aksüt İlyas Salman'a eşlik ediyor. Yönetmenliği ve senaristliği ise Reis Çelik’e aittir. Filmin İmdb puanı 6,2’dir.    Kısaca aldığı ödüller En İyi Film (38.Uluslararası Würzburg Film Festivali-2012), En İyi Erkek Oyuncu (19. Adana Altın Koza Film Şenliği-2012), Özel Mansiyon (Buster Film Festivali-2012), En İyi Film (39. Brüksel Uluslararası Bağımsız Film festivali-2012) ve En İyi Yönetmen (39. Brüksel Uluslararası Bağımsız Film festivali-2012) bunlardır.    Film yer yer tıkanabiliyor. Bu yüzden izleyenler sıkılabilir. Tabi tek mekânda geçmesi, fazla söz ve olayın da olmaması izleyenlerin filmi sıkıcı bulmasına yol açabilir. Bir de film gerçek bir hikâyeden yararlanılsa da inand...

4 + 4 + 4 = 12 Saçmalık

2012-2013 eğitim öğretim yılının, diğer yıllara oranla çok farklı geçeceği şimdiden belli ediyor kendini. Nedir abi bu 4+4+4? Medya niye bu kadar gündemde tutuyor bu olayı diyenler olabilir. Kendileri lise ve üniversite öğrencileri yada bu kişilerin anne-babası da olabilirler. Bizi ilgilendirmiyor diyemezler. Yakın zamanda onların da çocukları, torunları olacak, dolayısıyla kendilerini bu sorunun içinde bulacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı 100 küsurluk bir soru-cevap belgesi hazırlamış. Bu dosyaya ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Merak edilen sıkça sorulan sorulardan oluşuyor. İncelemekte fayda var. Peki, değişen bu eğitim sistemi için hazırlamış olduğum 12 saçmalık neler? Henüz 66 aylık çocuğun fiziki ve akli gelişimi, kendini ifade etmeye, savunmaya yeterli olabilecek midir? Henüz temel ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılamayan çocuklar ebeveynlerinin yardımlarına muhtaç durumdadırlar. Bu yaş grubuna sahip çocukların, ergin insanlardan daha fazla uyuması gerekmiyor mu? S...

23 Nisan (Özel Etkinlik)

Önce yapılan işin özünü değil, görünüp geçen tarafını kınıyorum. Hiç unutulmaması gereken manevi değerlerin sadece belli başlı günlerde hatırlanması ve o günler dışında hiçbir faaliyetin gerçekleştirilmemesine üzülüyorum. Bir güzellik yapıyorlar ama devamlılığı olmuyor. Senede bir kere eğlenmek kime yeter? Ya da senede bir kez hatırlanmak? Her ne kadar bu sistemi kınasam da, en azından onların hatırlandığı günde elimizden geleni yapalım istedik. Bugün Nisan çocukların senede bir kez hatırlandığı gün… Akdeniz Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Akdeniz Üniversitesi Özel Gereksinimli Kişiler Uygulama ve Araştırma Müdürlüğü ve son olarak Akdeniz Üniversitesi Bilincimiz Engelsiz Tercihimiz Akdeniz Topluluğu tarafından organize edilen etkinlikte çeşitli aktiviteler yer aldı. Spordan, yemeğe, eğlenceden müziğe kadar her şey düşünülmüştü. Üniversitenin BESYO çim sahasında gerçekleştirilen etkinliğe katılan çeşitli okullarda vardı. Küçük büyük, ailesiyle gelen çocuklar ve...

Çocuk Yaratıcıları

Ebeveyn olmadığım için konuya bir türlü giremedim. Birkaç gün önce henüz 14 aylık bir kız çocuğuyla zaman geçirdim. Sarı saçlı, renkli gözlü, 70 santim boyunda, tatlı bir şey kendisi. Adı Ecrin. Hay canını yidiğim :) Aslında çocukları severim ben fakat ağlamayanından olacak. Ağlayınca olmuyor, olmuyor birader, derken anne-baba olunca oluyormuş arkadaş. Bir ablam ya da küçük bir kız kardeşim olsun isterdim. Olmadı... Özellikle küçük kız çocuklarına ilgi duyuyorum, sevdikçe sevesim geliyor. Erkek çocukları da öyle. Onların kafasını yaşamak dahi istiyorum, ben çocukluk günlerimi hatırlamak istiyorum. 70 santimlik arkadaşı kucağıma aldığımda (ki çocukları kucağıma almaya korkarım, bir şey olacak diye) ilk baştaki tepkileri hoş değil yani; Yabancılıyor beni, ağlıyor falan. Yarım saat içinde alıştı bana, onunla oyunlar oynadık. Bana gelmeye başladı. O kadar da annesini aramıyordu yani. Yaklaşık 3-4 saat böyle vakit geçirdik. Zeki de bir şey kendisi. Telefonların kapağını çıkartabiliyor camba...

Hayal Gücü

Gücümüzün farkında değiliz. Daha doğrusu güçlerimizin farkında değiliz. Herkesin çeşit çeşit güçleri var. Ortak gücümüz ise: Hayal gücümüz! Hayal etmenin sınırı yoktur, sınırda çizemeyiz. Gücümüzü kullandığımız kadar geniş bir hayale sahip oluruz. Günlük işlerimizde basit hayallerimizi olan gücümüzle idame ettirebiliyoruz. Fakat bazılarımız var ki hayal gücünü zorlayarak, gerçekten sadece kendisinin düşlediği bir hayale erişebiliyor. Çıktığı o doruk noktasında kalmasını bekleyemeyiz ancak hayalini gerçekleştiremeyeceğini de söyleyemeyiz. İmkânsızın olmadığına inanan insanlarız biz. Hayal kurmak gibi bir imkânımız varsa; Hayali gerçek hayta yaşayabiliriz? Çocukların hayal güçleri kısıtlı olabilir ama en farklı hayallerin doğduğu beyinlere sahipler. Büyüdükçe hayal güçleri zayıflar çünkü yeni hayaller kuracak yeterli ortam bulamazlar. O kadar çirkin bir dünya ki bu(!) Oyuncak tasarımlarında ki hayal güçlerini es geçemeyiz. Basit bir plastik bebeğin, arabanın tasarımı, gökdele...

Mutlu Olurken...

Kabul etmeliyiz! Herkes mutlu değil, hatta mutlu olanlarda gerçekten mutlu değil. Nereden bildiğimi boş ver çocuk! Gerçek olanı bilmek yeterli olsun senin için. Mutlu olmayı bilmeyen insanlar bile var, evet evet, mutluluğun adını duymayan bile olabilir. Bir film adı sanıp, izlemeden geçen de olabilir mi? Mutlu olmanın basit yolları var arkadaş! En başta "çocuk" olmak, yada çocuk kalabilmek. Sen! evet, bu yazıyı okuyan kişi, adın her neyse, işte o; Kaç yaşında olduğun mühim değil, bana çocuk olmak istediğini söyler misin? -"Hayır" dediysen devamını okumana gerek yok, güle güle; -"Evet" dediysen, bir nefes al gel yine.... Kabul etmen gereken şeyler var, öncelikle senden bir adet var, ve benzerin yok, özel olduğunu suratına vurmazlar her gün, bunun farkına var ve öyle davran. İnsanlar içinde farklı statüler vardır. Sen kendi statünü de belirleyecek konuma gelirsin. Merak ettiğin "ne zaman olacağı" d...