Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Televizyon etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türkiye'nin Premier Spor Kanalı "S SPORT"

Ülkemizde spor ilgiyle takip edilir. Bu nedenledir ki; ülkemizde medyanın bir kısmını spor medyası oluşturmaktadır. Eskiden sporu ulusal kanallardan izler, Ana Haberlerden sonraki spor bültenlerini ilgiyle takip ederdik. Artık günümüzde spor kanalları sayesinde istediğimiz an istediğimiz spor olayını takip edebiliyoruz. Ülkemizin önde gelen içerik sağlayıcı medya kuruluşlarından olan Saran Medya Grubu, 2016 Rio Olimpiyatları’nın Türkiye’deki yayın haklarını elinde bulunduruyordu. Hiçbir TV kanalıyla anlaşma sağlanmamış ve Rio Olimpiyatları’nın yayınlanmaması söz konusuydu. Spor alanında gelişmekte olduğunu iddia eden ülkemizde Olimpiyat yayını olmayacaktı ve bu çok utanç verici bir durumdu. Ta ki; Saran Medya’nın olimpiyatları YouTube üzerinden yayınlanacağını açıklayana kadar eleştiriler ardı arkasını kesmemişti. Ülkemizde bir spor olayı YouTube üzerinden yayınlanacaktı ama ayıbımız yine de örtülmeyecekti. Olimpiyatların başlamasına saatler kala TRT ile anlaşılmış, Olimpiyatlar...

Medya Sınıfta Kaldı: Gezi Parkı

   Okuduğumuz gazete, izlediğimiz filmler ve kendimizi hapsettiğimiz kanallar, hepsi de medyanın bir parçası. En önemli işlevi olan habercilik, iletişimi sağlama ve bilgi paylaşma işlevini görmezse ne olur? Halk kendi medyasını yaratırsa ve sansürlere boyun eğmezse? Gezi parkı sürecinde medyanın göstermedikleri ve gösterdikleri olacak yazımızda.    Maalesef bu süre zarfında yalan yanlış haber yapan kanallar mı? Üç maymun oynayan kanallar mı? Yoksa manşetlerin de gündem ile alakasız başlık atan gazeteler mi? Hepsini gördük. Ve sadece diyebildiğimiz şey ise biz bunca yıldır dünyaya bu kanallardan mı baktık? Bu sayfalardan dünyayı mı okuduk? O zaman biz uyutulmuşuz ve bize gösterileni görmüşüz sadece.    Bir kanalın önünde direnişçiler eylem yaparken spikerin “eylemciler tüm kanalları olduğu gibi bizi de protesto ediyor” dediği, milli basketbolcunun kanalın mikrofonunu yere attığı, oyuncu Sermiyan Midyat’ın tişörtünde penguen resmi ile çıkıp bir kanalı ...

Modern Tartışma Örneği

Televizyon ve televizyonculuğun Türkiye'deki en modern tartışma örneklerinden birini Fatih Altaylı'nın sunduğu programda yaşadık. Bilindiği üzere Levent Kırca ile muazzam bir tartışma seviyesine imza attılar. Ne programı terk eden oldu nede programı süresinden önce kapatan oldu. Ne de küfür vardı. Taraflar olağanca saygınlığı ve ağırlığıyla birbirlerini alt etmeye gayret gösterdi. Ev sahibi konumunda Fatih Bey, konuk sandalyesinde ise Levent Bey yer alıyordu. Zor bir maç izleyicisinden habersiz başlamıştı. Kimi izleyici ateşle barutun yanyana geldiğinin farkındaydı. Kimisiyse var olan sakinliğiyle "bakalım ne olacak" diyordu. Tribünlerin beklediği olmuştu gergin geçen dakikaların hazzı kalmıştı belkide seyircilerde. Devamı gelmeli miydi yoksa modern tartışmanın "artık tamam bu kadar dayanabilirim" dediği yerde mi bitti bilinmez ama güzel olan şu ki, kişiler kendilerinin ne olduklarını biliyorlar. Bahsi geçen tartışmanın diyaloglarına şöyle bir göz attığımı...

Haber Spikerleri

Bu yazının çıkış noktası hiç şüphesiz ki, canlı yayında haber sunucularının başına gelen talihsiz olaylardır. Hem yaşanan bu olaylara göz atıp, hemde ekranlarda gördüğümüz haber sunucularını tanıyalım istedim. Ve onlar hakkında varsayımlarda bulunmak eğlenceli olabilir diye düşündüm. Yakın zamandan başlamak gerekirse, dün gece şehit haberlerini sunduktan sonra açık kalan mikrofonun farkında olmadan şarkı söyleyen NTV haber spikeri Tuğba Algül. Videosunu izlemek için buyurun . Canlı yayın demek, bir nevi her şeye hazırlıklı olmanız anlamına gelmektedir. Gerek sunucu olun, gerekse konuk, hatta seyircilerin bile dikkatli olması gerekir bu tür yayınlarda. Tuğba Algül'ün söylediği şarkıyı anlayan var mı bilmiyorum ama biraz daha net ve gür sesle şarkı söylese, sesinin fena olup olmadığını anlayabiliriz. Tabii böyle üzücü bir haberin üstüne gelen bu hatayı örtmek kolay olmayacaktır. Yani, Tuğba Abla uzun süre akıllarda kalabilir demek bu. NTV'nin eski haber spikerlerinden biri ol...

VizonTele - Neler Öğretti?

Bugün varız, yarın yokuz. Kısacık ömrümüz var ve kaybedecek bir canımız var. O yüzden herkesin canı kendine, her ananın oğlu yine kendine kıymetlidir. Şehit olmuş oğullarının ardından gururlu bir burukluk yaşamak, üstesinden gelmesi ne mümkündür. Bu ülke kaç yıldır gelişmekte? Kimi ülkeler 2.Dünya savaşından yenik ayrılmasına rağmen şimdi dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdi. Biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz, hatta gerilediğimiz yerde “gelişiyoruz” diye kendimizi kandırmakla geçiyor iki kuruşluk zaman! Ya uyan, ya da sonsuza kadar uyu… Bu filmde komedi yok, zorlasan dahi bulamazsın. Baştan sona trajedi, ya da apaçık gerçeklerin ortaya bu kadar somut koyulmasıdır. Hala aynı sorunların devam etmesine, biz hala seyirci kalıyoruz. Bir günde devir atlayamayız ama bırak devri, ayağımızı bir santim ileriye atmaktan aciziz. Doğu illerinin ne yazık ki durumu ortadadır. Sanmayın ki batılı şehirlerimiz gül bahçesidir. Kocaman bir Türkiye var elimizde, beli kırık yürütmeye çalıştığımız. Ne...

Bugün Ne Giysem? (Eleştiri)

Hiçbir şey giymeyin de öyle çıkın podyuma, o zaman eleştirecek bir şeyde bulamazlar. Beğenirler her yanınızı yeminle. Arkadaş ilk kez bu kadar uzun süre izledim ve konuşmadan duramadım. Size söz veriyorum tamamen objektif bir eleştiri yapacağım. Bir an emin olamadım ama dur bakalım bir başlayalım konuşmaya. Programın belli bir formatı var, Türk televizyonlarında ilk kez uygulanıyor sanırım? Orada üç tane moda eleştirmeni mi desem, (ne desem bilemedim işte) onlara benzer şahıslar var. Tek tek ele alacağım onları da, ama onların ele aldıkları türden değil. Güzelim gencecik kızlar bir hevestir, ya da kendilerine öz güvendir tam kanıya varamadım ama çıkıveriyorlar ekrana. Tamam, güzelsin ama bunu herkese kanıtlamana gerek var mı? Cidden çok güzel kızlar çıkıyor. Yedikleri fırçalara, hakaretlere ben üzüldüm. Gerçeği söylemek gerekirse, güzel olmasına rağmen kötü giyinenlerde vardı. Kadınlara öncelik verelim, ilk eleştireceğim eleştirmen Ivana Sert! Öncelikle bozuk Türkçesiyle dikkat çekiyor...

Kısa Film Deneyimi

Kısa film izlemek zevklidir dimi? Olabildiğince özet geçer olayları ve odak noktadan sapmadan bitirir hikayesini. Zamandan da tasarruf ettirir bize belki. Uzun metrajlı filmlerin yeri elbette ayrıdır ancak kısa filmlerde gözardı edilmemeli. Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir konferansta peş peşe izlediğim üç kısa filmden sonra tabiri caizse gaza geldim. Üniversitede bölümüm gereği zaten göreceğim bir ders olan Kısa Film (uygulamalı olacaktır.) dersi gelmeden hazırlık yapmaya ve bir deneyim sahibi olmaya karar verdim. Kısa filmin türü belgesel olacak ve genel konusu görme engellileri kapsayacak şekilde tasarlanacak. Tüm sorumluluğu kendime attım, çünkü bu işin altından uzun vadede kalkabileceğim düşüncesindeyim. Yıl sonuna kadar kusursuz bir film ortaya çıkartma ve bir nebze olsun, körlerin gürültülü dünyasına net sesler bırakmak niyetindeyim. Bu fikri ortaya atıp, kendimle tartıştıktan sonra ve "tamamdır!" dedikten sonra nereden geldiğini pek kestiremediğim bir cesaretin için...

Ses Bir Ki Üç - 09.10.2011

Aylin Aslım'ın sunuculuğunu yaptığı Ses Bir Ki Üç muhabbet ve performans programının bu haftaki konukları Peyk ve Mor ve Ötesi gruplarıydı. Her hafta pazar günü Habertürk ekranlarında yayınlanan bu güzelim programı izlemek keyifli oluyor. Ön sahnede Peyk'i izledikten sonra ana sahnede Mor ve Ötesi canlı performanslarını sergiledi. Peyk grubunun üyeleri: İrfan Alış (vokal), Serdal Ersoy (gitar), Ertan Çalışkan (davul), Özgür Ulusoy (keman-klavye), Barış Tokgöz (bas). Grubun ilk albümü 2006 yılında "Suluşaka" ikinci ve son albümü 25 Şubat 2011'de "İçimdeki İz" adıyla kaydetti. Albüm Serdar Öztop'un da payı bulunmaktadır. Şarkı sözleri sıradan değil, ilginç şarkı isimleri var, bazıları: Gamsız Öküz, Dol Gözüm Dol, İçimdeki İz, Acının Şarkısı gibi. Mor ve Ötesi zaten kendini kanıtlamış ve başarılı bir grup. Program boyunca dört kişilik grup, yaklaşık 6 canlı performans sergiledi bir tanesi İngilizce olarak okundu. Grup üyelerini gözden geçirelim: Harun...

Hilal Cebeci

Blog sayfama konu olabilecek kadar önemli bir şahsiyeti eleştireceğim sanıyorum. Aslında eleştirmeyi yazıya almayı düşünmemiştim bu geceye kadar. Okan Bayülgen'in sunduğu "Kral Çıplak" programına konuk olan Hilal Cebeci'yle güzel bir söyleşi ortaya çıktı. İzledim, dinledim ve bir şeyler diyebilirim artık. Son dönemde adını sıkça duyduğumuz Hilal ablanın, sosyal medyayı iyi kullandığı aşikardır. Sosyal medya içerisine gazeteler, dergilerde dahil. Fotoğraflarını Twitter üzerinden hayranlarına servis edip, üzerine yorum yaptığını biliyoruz. Tweetleri hep komik ve aptalca görünse de düşündürücü sözlere sahip biri. Onu Twitter'da takip etmiyorum fakat bu gece "etsem mi?" dedim kendime, sonra vazgeçtim. Programa telefonla katılan seyircilerin güzel soruları vardı. Bazılarında zorlandı gibi ama cevaplamalarını yaptı. Evlenebileceği erkekler arasında Lionel Messi, Eminem gibi popüler insanlar varmış hihi. Takipçilerine "Panpiş" diyerek hitap ettiğini b...