Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gezi Parkı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Benimle Oynar Mısın? Filmi Eleştirisi

   Filmimiz 27 Eylül 2013 tarihinde vizyona giren dram ve komedi türlerindeki Türk yapımı filmdir. Filmin yönetmen koltuğun da Aydın Bulut oturmakta. Senaryoyu ise Aydın Bulut ve Eyşan Özhim birlikte kaleme alıyor. Filmin başrollerin de ise Uğur Polat, Eyşan Özhim, Altan Erkekli, Ertan Saban, Ünal Silver, Arif Erkin Güzelbeyoğlu, Ali İl, Ömür Gedik ve Ahmet Saraçoğlu yer almakta. Filmin İmdb puanı ise 6,7’dir.    2013 Mayıs ayında yaşanan büyük gezi direnişinde, sosyal olaylara hassas tavrı ile bilinen Çarşı, Kuvayı milliye rolü üstlenmişti. Ayrıntılarını Gezi Parkı ve Spor Dünyası yazımda açıklamıştım. Haziran direnişinden hemen sonra sonbaharın geldiği dönemde Çarşıyı, Geziyi ve daha birçok şeyi bize anlatacağını umduğumuz bir film girdi gösterime.    Filmin gösterime girdiği dönem itibari ile ayrı bir heyecan veriyor. Hükümet Çarşıyı düşman belledi. Tüm düşünen insanlara yaptığı gibi Çarşı ’ya da bir şey yapabilir. Ama halk Çarşı’yı bağrına bastı. G...

Bizum Hoca Filmi Eleştirisi

   Emek veriyorsunuz iyi bir film yapmak için, zaman harcıyorsunuz sonra Recep İvedik tüm salonları kapatıyor. Sen onun aldığı salonların belki de ancak yedide birine sahip olabiliyorsun. Reklamın nerede ise yok, televizyonda ki sinema programlarında sadece Recep İvedik gösterime girmiş gibi sadece onu işliyorlar, oradan da reklam yapamıyorsun. Senin filmin ile seyirci arasına engel konurken seyirci bilinçli olarak bir tane filme yönlendiriliyor sonra da vay anam nasıl rekor kırdık diye televizyonlarda gazetelerde demeç veriliyor. Ben ise reklamı olmayan, rakibine göre salon olarak sadece yedide bir olarak gösterilen filme ve bu dönemde vizyona giren birçok filme haksızlık yapıldığını düşünerek yazıma böyle bir girizgâh yapmak istedim.    Bizum Hoca, 7 Mart 2014 tarihinde vizyona giren Türk yapımı Komedi filmi. Yönetmenliğini Serkan Acar ve Yılmaz Okumuş'un beraber yaptığı filmin senaristliğini de yine Serkan Acar yaptı. Başroller de ise Cezmi Baskın, Levent Ülgen,...

Galatasaray Tribünlerinin Yükselen Değeri KızılAslan

   Bu yazı Galatasaray tribünlerinin yükselen değeri Kızılaslan Taraftar grubu için yazılmıştır. Temenni ederiz ki “Umudun ve Direnişin olduğu her yere” kızıl bir selam götürmeye devam ederler. Metin Oktay’ın ruhuyla Metin Kurt’un çizgisinde ve kızılın sıcaklığında var olmaya devam ederler. Galatasaray tribünlerine orak ile çekici kazıyana kadar, yiten canlarımıza sözümüzü tutana kadar, gelecek çocuklarımıza güzel günleri bırakana kadar, çınar ağacının yanına mezarı getirene kadar, Yılmaz'ımızın filmlerini; Yol’u Sürü’yü yasaksız izleyene kadar faşizmi sarı ve kırmızının altında yok etmeniz dileğiyle.    3 Kasım Eşit Yurttaşlık Mitinginde tanıdığımız Kızılaslan, Van’da insanlık onuru donarken Van’da üşüyen çocuklara kızıl bir ateş yaktı. 22 Aralık 2013 İstanbul kent mitinginde halkın yanında halka beraber yürüdüler, direndiler. 11 Ocak 2014’te Ankara’da bu pisliği devrim temizler dediler. Ve iki gün önce baskıcı otoritenin son zulmü olan internet yasaklarına karşı ...

Sosyal Medya ve Gezi Parkı

   Yıllarca bilgisayar başından kalkmıyor diye eleştirilen gençlik; bilgisayar başında haberleşip bir ülkenin karanlığa gidişine dur demek için, gelecek nesillerin özgürlüğü ve hakları için, bir halkın uyanışını gerçekleştirerek sokağa döküldü. İşte burada sosyal medyayı o kadar etkili kullandı ki para ile susturulmuş medyaya yapılan yatırımlar boşa çıktı.    Direniş sürecinde en çok duyduğumuz terimse şüphesiz sosyal medyaydı. Özellikle Twitter eylemlerin sinir sistemini oluşturdu. Olayların tırmanışa geçtiği 29 Mayıs ile 10 Haziran tarihleri arasında Twitter’da yazılan Türkçe içeriğinin tamamını oluşturan 143 milyon 795 bin 432 adet mesaj üstünde gerçekleştirildi.    Medyayı susturmak basitti ceza kesilir olmadı işten çıkarma yöntemleri kullanılırdı ama milyonlarca İnternet kullanıcısını nasıl engelleyeceklerdi. İşte bu çok korkuttu. Yeri geldi İnterneti kesmekle tehdit ettiler yeri geldiler Twitter ve Facebook’a yasak koymakla. Yeri geldi bu şirke...

Medya Sınıfta Kaldı: Gezi Parkı

   Okuduğumuz gazete, izlediğimiz filmler ve kendimizi hapsettiğimiz kanallar, hepsi de medyanın bir parçası. En önemli işlevi olan habercilik, iletişimi sağlama ve bilgi paylaşma işlevini görmezse ne olur? Halk kendi medyasını yaratırsa ve sansürlere boyun eğmezse? Gezi parkı sürecinde medyanın göstermedikleri ve gösterdikleri olacak yazımızda.    Maalesef bu süre zarfında yalan yanlış haber yapan kanallar mı? Üç maymun oynayan kanallar mı? Yoksa manşetlerin de gündem ile alakasız başlık atan gazeteler mi? Hepsini gördük. Ve sadece diyebildiğimiz şey ise biz bunca yıldır dünyaya bu kanallardan mı baktık? Bu sayfalardan dünyayı mı okuduk? O zaman biz uyutulmuşuz ve bize gösterileni görmüşüz sadece.    Bir kanalın önünde direnişçiler eylem yaparken spikerin “eylemciler tüm kanalları olduğu gibi bizi de protesto ediyor” dediği, milli basketbolcunun kanalın mikrofonunu yere attığı, oyuncu Sermiyan Midyat’ın tişörtünde penguen resmi ile çıkıp bir kanalı ...

Mısır Sinemasından Bir Kare: Mursi

  Bu yazı Mısır’da yaşanan olaylardan kıssadan hisse mantığı ile kaleme ele alınmıştır. Kardeşim senin hiç mi işin yok diyebilirsiniz, Mısır ne alaka da diyebilirsiniz. O zaman bu yazıyı okumak için kendinizi iyice hazırlayın. Çünkü ben kıssadan hisse çıkarttım. Darısı sizlere…   Ortada 1928’de kurulan bir örgüt mü desem yoksa teşkilat mı desem bilemedim neyse. Kimine göre siyasi örgüt kimine göre terör örgütü olarak da adlandırılıyor. Bilinen adı “Arap Baharı’nda” büyük rol oynamış ve güçlenmiştir. Böylece bu ülkeler başa kendi elemanlarını geçirmiştir. Bir tarafları ne kadar dindar gözükse de diğer tarafları o kadar para canlısıdır ki ABD ve İsrail ile sıkı fıkı ilişkisi vardır. "bana karşı gelmek dine karşı gelmektir" diyen başlarında bir kişi var.   Sonuç bir yıl önce bu örgüt Mursi diye bir arkadaşı Mısır’ın başına getirdi. Bir yıl boyunca sendika, medya bastırıldı. Sürekli gündeme kadınlara yönelik şiddet ve taciz ile anılır oldu Mısır. Yetmedi sadece tüm s...

Gezi Parkı - Direniş (Albüm)

Tüm müzik türlerini içinde barındıran bu albümde diğer albümlerden farklı olarak "Gezi Parkı" komsepti yani "direniş" ana fikri yatıyor. Tanıdık isimler, tanıdık gruplar ve katkıda bulunan diğer Gezi Parkı destekçilerinin 27 Mayıs günü başladıkları albüm çalışmaları hızla sonuca ulaştı. İlk etapta 17 şarkının yer aldığı Gezi Parkı albümünün devam geleceğe benziyor. Katkılarından dolayı tüm müzisyen ve müzikseverlere teşekkür ediyoruz. Ayrıca  2013 yılının "En çok dinlenen" albümü olmaya aday gösteriliyor. Duman - Eyvallah Boğaziçi Caz Korosu - Çapulcu Marsis - Oy Oy Recebum Oğuzhan Uğur - Gezi Parkı Nazan Öncel - Güya Gezi Parkı - Tencerem Var Tavam Var Çapulcuyum Havam Var Gezi Parkı Marşı Hacattepe - Gezi Parkı Biçilir mi, Tomadan Su İçilir mi? DİHLAS - Görevdeyiz http://www.youtube.com/watch?v=NRiIULcvZto Gezi Parkı - Sık Bakalım Gezi Parkı - Boyun Eğmeyenlerin Şarkısı  Deniz Yı...

En Güzel Film Gezi Parkı Direnişi

  2013 yapımı özgürlük türünde ki bu filmi halk yapıyor. Türkiye yapımı olan film orantısız zeka ve barışçı eylem sahneleri sevmeyen seyirciler için eziyete dönebilir. Onun dışında kitap okuma ve şiir okuma sahneleri ise insanlık dersi verir nitelikte. Ve çığ gibi büyüyen yapısıyla, bir olamanın en güzel resmini çiziyor bizlere. Yapılan yaratıcı müzikler ise insanı kendinden alıp özgürlüğe götürüyor.   Bir halkın özgür yaşamak adına yaşamını, gözünü, kolunu, bacağını feda edecek duruma geliyorsa, tüm herkesin oturup bir kez daha düşünmesi lazım. Gaz bombaları atmak yerine. Baskı ile, şiddet ile işler çözülseydi bugün Hitler’i herkes seviyor olurdu. Ve Hitler bütün işleri çözmüş olurdu. Halkı birbirine kırdırmak için atılan yalanlar sahnesini ise Hitler de görmüştük. "O ekonomi Yahudiler yüzünden kötü bize onları verin" diyordu. Burada ise yine yalanlarla kendisi gibi düşünmeyenleri kendi taraftarları için açık hedef haline getirme vardı. Ve bu sahne ise şöyleydi, "ca...

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir!!!

1994 yılında İngiltere'de yayımlanmış ve büyük ilgi görmüş 1996 yılında Türkçe'ye çevrilmiş Simon Kuper'in efsanevi kitabı. Neyse biz kitabı bir yere bırakırsak bu sözden ben neler anladım. Neler söyleyebilirim???      Bu söz kapitalizmin kirli yüzlerinden futbol endüstrisi içindeki pislikleri işaret ediyor. Örneğin: Futbol büyük bir kazanç kapısı ve buna yön veren iş adamları için bereketli bir kaynak. 2000 yılında yaklaşık 150 milyon avroluk bir gelir yaratabilen Türk futbolunun geçen on yıllık süre içinde bu gelirini tam yüzde 290 oranında artırarak 600 milyon avro gelir seviyesine ulaştı. Avrupa da ise rakamlar daha yüksek ve rakamlar her yıl daha da yükselmektedir. Bu devasa kazanç işin sadece yasal kısmıdır. Bir de bunun illegal kısmı vardır özellikle de kara para aklama gibi. Mesela: Rusya’da bundan 20-25 yıl öncesine kadar özel mülk yoktu. 20-25 yıl için de Rus iş adamları nasıl bu kadar zengin oldu da dünyanın büyük kulüplerini satın alabilecek duruma geldi. ...