Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Siyaset etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Galatasaray Tribünlerinin Yükselen Değeri KızılAslan

   Bu yazı Galatasaray tribünlerinin yükselen değeri Kızılaslan Taraftar grubu için yazılmıştır. Temenni ederiz ki “Umudun ve Direnişin olduğu her yere” kızıl bir selam götürmeye devam ederler. Metin Oktay’ın ruhuyla Metin Kurt’un çizgisinde ve kızılın sıcaklığında var olmaya devam ederler. Galatasaray tribünlerine orak ile çekici kazıyana kadar, yiten canlarımıza sözümüzü tutana kadar, gelecek çocuklarımıza güzel günleri bırakana kadar, çınar ağacının yanına mezarı getirene kadar, Yılmaz'ımızın filmlerini; Yol’u Sürü’yü yasaksız izleyene kadar faşizmi sarı ve kırmızının altında yok etmeniz dileğiyle.    3 Kasım Eşit Yurttaşlık Mitinginde tanıdığımız Kızılaslan, Van’da insanlık onuru donarken Van’da üşüyen çocuklara kızıl bir ateş yaktı. 22 Aralık 2013 İstanbul kent mitinginde halkın yanında halka beraber yürüdüler, direndiler. 11 Ocak 2014’te Ankara’da bu pisliği devrim temizler dediler. Ve iki gün önce baskıcı otoritenin son zulmü olan internet yasaklarına karşı ...

RedHack 12 Eylül Makalesi

Mücadeleyi yaymak ve tarihsel süreci yeni nesillere aktarmak için RedHack tarafından kaleme alınmıştır . 12 Eylül 2013, 18:29 FAİLİ MEŞHUR CİNAYETLER ANATOMİSİ / 12 Eylül 1980  “ Bu 12 Eylül denilen şeyden bahsediyordu geçenlerde bir dizide” diye başlasak söze belki bir kısım genç kardeşimiz için daha ilgi çekici geleceği aşikar bir dönemdir. Bu yazının amacı : hem o dönemin çarpıcı detaylarını o dönemi birebir yaşamamış genç kardeşlerimize özet halinde anlatabilmek ; hem de mevcut iktidarın devraldığı faşizan yönetim temsilcilerini isim ve konumlarıyla göstermektir... O dönem yaşananlar ve o dönemin belli aktörleri “ 12 Eylül ve Org.Kenan Evren ” gölgesi altında kalarak bugüne yeterince taşınmamıştır. Sanki bir orgeneral tek başına çıkıp tüm devrimci hareketi karşısına alıp yer ile yeksan eylemiştir... Oysa aşağıda isim isim anlatacağımız şahsiyetlerin bugünkü konumları , ülke insanımın gerçeklerden nasıl bi'haber yaşayıp da “ istikrara oy verdi” ğini biraz daha aç...

Saklı Hayatlar Filmi Eleştirisi

   Film 2011 yılı yapımıdır. Haluk Ünal’ın ilk uzun metrajlı filmidir. Drama İstanbul Film Atölyesi’nin ilk filmidir Saklı Hayatlar. Filmin görüntü yönetmenliğini “sis ve gece” ve “beynelmilel” filmleri ile 2 altın koza ödülü alan Gökhan Atılmış üstlenirken. Filmin baş rollerin de ise Ceren Hindistan, Zerrin Sümer, Yusuf Akgün ve Ahmet Mümtaz Taylan yer alıyor. İmdb puanı 8,4’tür.    Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali ve Malatya Uluslararası Kristal Kayısı festivallerinde yarışan ve Malatya’da en iyi senaryo ödülünü alan Saklı Hayatlar, Antalya Altın Portakal Film Festivali, İstanbul Uluslararası Film Festivali ve Frankfurt Film Festivallerinde panorama bölümlerinde gösterildi. 8. Uluslararası Müslüman Filmleri Festivali’nde “en iyi erkek oyuncu” ödülüne layık görülen Mümtaz Taylan bu film sayesinde ödülü Rusya’da aldı.    Yakın tarihin gerçeklerini yargısızca ama acı bir şekilde hatırlatıyor bize bu film. Bu acı gerçeği hiçbir duygu sömürüs...

Sosyal Medya ve Gezi Parkı

   Yıllarca bilgisayar başından kalkmıyor diye eleştirilen gençlik; bilgisayar başında haberleşip bir ülkenin karanlığa gidişine dur demek için, gelecek nesillerin özgürlüğü ve hakları için, bir halkın uyanışını gerçekleştirerek sokağa döküldü. İşte burada sosyal medyayı o kadar etkili kullandı ki para ile susturulmuş medyaya yapılan yatırımlar boşa çıktı.    Direniş sürecinde en çok duyduğumuz terimse şüphesiz sosyal medyaydı. Özellikle Twitter eylemlerin sinir sistemini oluşturdu. Olayların tırmanışa geçtiği 29 Mayıs ile 10 Haziran tarihleri arasında Twitter’da yazılan Türkçe içeriğinin tamamını oluşturan 143 milyon 795 bin 432 adet mesaj üstünde gerçekleştirildi.    Medyayı susturmak basitti ceza kesilir olmadı işten çıkarma yöntemleri kullanılırdı ama milyonlarca İnternet kullanıcısını nasıl engelleyeceklerdi. İşte bu çok korkuttu. Yeri geldi İnterneti kesmekle tehdit ettiler yeri geldiler Twitter ve Facebook’a yasak koymakla. Yeri geldi bu şirke...

Hükümet Kadını - Neler Öğretti?

Siyasi içerikli filmlerin komedi türünde anlatılması bence büyük bir avantajdır. Birde mizahın güçlüyse eşeğe kravatta taktırırsın. Yaşanmış bir hikayeyi beyaz perdelere taşıyan isim Sermiyan Midyat, aynı zamanda filmin oyuncularından biridir.  Demet Akbağ en iyi karakterlerinden birini daha yaratmış ve hakkını da vermiştir. Filmdeki adı Xate'dir. Midyat Belediye Başkanı olan kocası öldükten sonra onun yerine geçirilir. Okuma yazması olmadan geçtiği belediye reisliğinde 7 erkek 1 kız çocuğu ile yaşadığı zorlukları izlerken göreceğiz. Ve emin olun güleceksiniz de. Ülkemiz trajikomik türünde malzeme niteliğinde birinci sırayı kimselere bırakmaz. Malzemesi bol bir konu olarak da siyaseti en manidar şekilde Midyat halkıyla beraber yaşayacağız. 1956 yılına geçen bir olay olarak da bilinmektedir. Dünyanın mı bilmiyorum ama Türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı Mardin'de olmuştur.  Oyuncular ar asında Demet Akbağ'ın yanı sıra; Cezmi Baskın, Sermiyan Midyat, Bülent Çolak...

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir!!!

1994 yılında İngiltere'de yayımlanmış ve büyük ilgi görmüş 1996 yılında Türkçe'ye çevrilmiş Simon Kuper'in efsanevi kitabı. Neyse biz kitabı bir yere bırakırsak bu sözden ben neler anladım. Neler söyleyebilirim???      Bu söz kapitalizmin kirli yüzlerinden futbol endüstrisi içindeki pislikleri işaret ediyor. Örneğin: Futbol büyük bir kazanç kapısı ve buna yön veren iş adamları için bereketli bir kaynak. 2000 yılında yaklaşık 150 milyon avroluk bir gelir yaratabilen Türk futbolunun geçen on yıllık süre içinde bu gelirini tam yüzde 290 oranında artırarak 600 milyon avro gelir seviyesine ulaştı. Avrupa da ise rakamlar daha yüksek ve rakamlar her yıl daha da yükselmektedir. Bu devasa kazanç işin sadece yasal kısmıdır. Bir de bunun illegal kısmı vardır özellikle de kara para aklama gibi. Mesela: Rusya’da bundan 20-25 yıl öncesine kadar özel mülk yoktu. 20-25 yıl için de Rus iş adamları nasıl bu kadar zengin oldu da dünyanın büyük kulüplerini satın alabilecek duruma geldi. ...

Harçlar Kaldırıldı; İnanalım mı?

Parasız eğitim diye 20 yılı aşkın süredir bağırıp çağıran, sesini duyurmaya çalışan, eylem yapan, pankart açan, sırf bu yüzden yıllarca hapis yatan abilerimiz/ablalarımız, arkadaşlarımız oldu. Yıllar sonra bu isteğe bir cevap geldi. Birinci öğretimler ve açık öğretimlerin harç paraları (namı diğer haraç paraları) kaldırıldı. 20 sene öncede kaldırılsın demiştik ve bunu dediğimiz için çeşitli örgütlere mensup olduğumuzu ileri sürerek hakim karşısına çıkarıldık. Neticede "suç" olarak gördükleri yasal hakkımız olan "parasız eğitimi" şimdi kısmen kabul ettiler. Peki, şimdi kabul edenlere de suçlu gözüyle bakılmaz mı? İkinci öğretim öğrencileri öksüz mü kaldı şimdi? Birici öğretim ve açık öğretim öğrencilerinin harçları kaldırıldı eyvallah. Fakat devletimizin zeki olduğu herkes tarafından aşikardır. Onlar sizin öğrenciniz evladınız da ikinci öğretim öğrencileri el çocuğu mu, devlet babası yok mu? Zengin mi onlar, babaları milletvekili mi? Dedim ya, "devletimizi ...

Democratus

"Sanal meclis" yakıştırmalarının yerinde olacağını düşündüğüm site. Türkiye'deki siyaset kavramının esnekliğine diyecek söz yok. Elbette sanal mecliste kurulur, orada birileri vekil olur (milletvekili) sonra gündemi o belirler (sitedeki gündemi), istediği yöne çeker, başkası gelir muhalefet olur. Sonra site hedefine ulaşır. Bu arada hedef neydi? "Dünyayı fikirlerinle şekillendir!" tamamda benim siyasi fikirlerim zaten dikkate alınmıyor ki? ".com" uzantılı web sitesinde mi sesimizi duyuracağız? Düşündüğün zaman tamam basit bir iş gibi gözüküyor. Site zaten "twitter"ın bir benzeri (hatta aynısı) bazı butonları gülünç gelebiliyor "Saygı Duy!, Takdir Et!" gibi. Ama diğer yandan İnci Sözlük ile bir kıyaslama içine sokuyorum bu siteyi. Tamam, hani inci kendini bozu misyon ve vizyonundan oldu ama adamlar milletvekili adayı çıkarttı. Adaylarının seçilip seçilmemesi önemli değil. Democratus , belki bu tarz bir işe girerse -ki önce adı...

Haber Bültenleri

“Doğrusu yok düşün taşın, eğrisi yok fikrin başın” diyerek başlıyoruz haber bültenimize. Bakış açımızı biraz değiştirdiğimiz zaman cidden bu yazı bir haber niteliği taşıyabilir aslında. “Haberin olsun Türkiye!” manşetli bir haber hem de? Medya o kadar geniş bir dünya ki; İki sokak öteye gittiğimizde evin yolunu karıştırma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu fark ettiniz mi hiç? Gündüz başka, gece başka görünen caddeler, mahalleler, sokaklar… İzlediğimiz haberlerde bir bakıma öyledir. Gece karanlığından izlediğin haber ile gün ışığı ile izlediğin haber arasında ki beş temel farkı bulun bakalım. Haber kanallarının tekel olmasına üzülüyor olsam da, artık kaldı mı öyle dişli haberciler? Ki, apaçık görülen yanlışa kafa tutsun? Falanca kanalda bir haber izliyorum, bir kere kumandanın yukarı tuşuna basıyorum başka kanal geliyor, ama aynı haber iki kelime farklıya tekrar görüntüleniyor. Değişen kelimelere takılmayın, zaten eş anlamları kullanılıyor. Halkı, kendi keyiflerine göre haberdar ede...