Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gazete etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Medya Sınıfta Kaldı: Gezi Parkı

   Okuduğumuz gazete, izlediğimiz filmler ve kendimizi hapsettiğimiz kanallar, hepsi de medyanın bir parçası. En önemli işlevi olan habercilik, iletişimi sağlama ve bilgi paylaşma işlevini görmezse ne olur? Halk kendi medyasını yaratırsa ve sansürlere boyun eğmezse? Gezi parkı sürecinde medyanın göstermedikleri ve gösterdikleri olacak yazımızda.    Maalesef bu süre zarfında yalan yanlış haber yapan kanallar mı? Üç maymun oynayan kanallar mı? Yoksa manşetlerin de gündem ile alakasız başlık atan gazeteler mi? Hepsini gördük. Ve sadece diyebildiğimiz şey ise biz bunca yıldır dünyaya bu kanallardan mı baktık? Bu sayfalardan dünyayı mı okuduk? O zaman biz uyutulmuşuz ve bize gösterileni görmüşüz sadece.    Bir kanalın önünde direnişçiler eylem yaparken spikerin “eylemciler tüm kanalları olduğu gibi bizi de protesto ediyor” dediği, milli basketbolcunun kanalın mikrofonunu yere attığı, oyuncu Sermiyan Midyat’ın tişörtünde penguen resmi ile çıkıp bir kanalı ...

Haber Bültenleri

“Doğrusu yok düşün taşın, eğrisi yok fikrin başın” diyerek başlıyoruz haber bültenimize. Bakış açımızı biraz değiştirdiğimiz zaman cidden bu yazı bir haber niteliği taşıyabilir aslında. “Haberin olsun Türkiye!” manşetli bir haber hem de? Medya o kadar geniş bir dünya ki; İki sokak öteye gittiğimizde evin yolunu karıştırma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu fark ettiniz mi hiç? Gündüz başka, gece başka görünen caddeler, mahalleler, sokaklar… İzlediğimiz haberlerde bir bakıma öyledir. Gece karanlığından izlediğin haber ile gün ışığı ile izlediğin haber arasında ki beş temel farkı bulun bakalım. Haber kanallarının tekel olmasına üzülüyor olsam da, artık kaldı mı öyle dişli haberciler? Ki, apaçık görülen yanlışa kafa tutsun? Falanca kanalda bir haber izliyorum, bir kere kumandanın yukarı tuşuna basıyorum başka kanal geliyor, ama aynı haber iki kelime farklıya tekrar görüntüleniyor. Değişen kelimelere takılmayın, zaten eş anlamları kullanılıyor. Halkı, kendi keyiflerine göre haberdar ede...

Hilal Cebeci

Blog sayfama konu olabilecek kadar önemli bir şahsiyeti eleştireceğim sanıyorum. Aslında eleştirmeyi yazıya almayı düşünmemiştim bu geceye kadar. Okan Bayülgen'in sunduğu "Kral Çıplak" programına konuk olan Hilal Cebeci'yle güzel bir söyleşi ortaya çıktı. İzledim, dinledim ve bir şeyler diyebilirim artık. Son dönemde adını sıkça duyduğumuz Hilal ablanın, sosyal medyayı iyi kullandığı aşikardır. Sosyal medya içerisine gazeteler, dergilerde dahil. Fotoğraflarını Twitter üzerinden hayranlarına servis edip, üzerine yorum yaptığını biliyoruz. Tweetleri hep komik ve aptalca görünse de düşündürücü sözlere sahip biri. Onu Twitter'da takip etmiyorum fakat bu gece "etsem mi?" dedim kendime, sonra vazgeçtim. Programa telefonla katılan seyircilerin güzel soruları vardı. Bazılarında zorlandı gibi ama cevaplamalarını yaptı. Evlenebileceği erkekler arasında Lionel Messi, Eminem gibi popüler insanlar varmış hihi. Takipçilerine "Panpiş" diyerek hitap ettiğini b...