Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Komik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mutlu Aile Defteri - Neler Öğretti?

Filmin afişine bakıldığında sıcak bir aile hayatını anlattığı söylenebilir. Kapaktaki canlı renkler ve yeşil eşofmanlı adam dikkat çekerken; Filmin adı da yeşil puntolarla yazılmış. Kilit adam yoksa o yeşil eşofmanlı adam mı? Dedirten kapak fotoğrafı olmuş.  8 Şubat 2013 tarihinde Nihat Durak yönetmenliğinde salonlara yayılan filmin oyuncuları: Tuncel Kurtiz, Binnur Kaya, Büşra Pekin, İlker Aksum, Bülent Emrah Parlak, Öner Erkan, Goncagül Sunar ve diğerleri...  Yıldırım Taşyumruk (Tuncel Kurtiz), sert bir mizaca sahip emekli albay ve tek yaşarken, geçirmiş olduğu bir kaza sonucu çocuklarıyla tekrar görüşmeye başlar. İşte filmde tam burada başlar. Birbirinden yalancı çocuklarının sırlarını öğrenme çabaları komik ve duygusal bir hisle sürer. Muhtemel sonlardan birini özetliyor film belkide. Biraz büyüyüp, kendi ayaklarımızın üstünde durmaya başladıktan sonra, emektar ebeveynleri ikinci plana atıp, belki boğuluruz kendi girdaplarımızda, belkide küseriz hiç yere onlara. Bi...

Atom Hamuru

Gecenin gündem yaratan konusu olsun diye başlamamıştık aslında atom konusunu konuşmaya. Karşımda kimya 3.sınıf öğrencisi bir arkadaşım vardı. Ona kimya hakkında sorular sormam çok normal değil mi? Soruların odak noktası “atom”du. Peki, atom nedir? İlk ve ortaokulda gördüğümüz fen bilgisi adı altında kimya derslerini hatırlayan kesimin hafızasında ne kadar şey kaldı bilmiyorum. Hele sayısal bir bölümde öğrenciliğini sürdürmeyenler için daha vahim bir durum söz konusudur. Şimdi elimizdekileri sıralayalım hemen: Bir adet 3.sınıf kimya bölümü öğrencisi Aylin Işık; Bir adet kimya bilgisi olan biyoloji 3.sınıf öğrencisi Yeşim Polat (yazarlarımızdan biridir); Ve bir adet konuyla alakasız insan varlığı (ben). Tamam çokta alakasız değilim ama bilmediğim şeyler var. Atomu bir futbol sahasına benzettiklerini bilmiyordum mesela… Ben futbol sahası yerine unu, yumurtası, yağları, osu busu katılmış bir hamura benzettim. İki bilim öğrencisinden alay edercesine gülme tepkisi alsam da aslında hayal gücü...

Klasik Espri Anlayışı

Hayatımızın yarısı gırgır şamata ile geçiyor. Gülerek yaşıyoruz çoğu kez ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz o ayrı konumuzdur. Fakat bu insanlar neye, niye gülüyor? Azıcık görmüş geçirmiş kimseler bunun farkındadır, sürekli aynı şeylere gülüyoruz. Aynı şeylere gülebiliyoruz mu demeliyim? Yalan değil elbet, yıllardır Kemal Sunal filmlerini izleyerek gülüyoruz, bu çok çok iyi bir komedyenin başarısıdır bence. Klasik espriler, sevilen suratların sesiyle yapıldığında apayrı bir tada geçiş yapıyor.  Genelde okul sıralarında yapılan espriler kalır hafızalarda. Çünkü her ayın bilmem kaçıncı günü demek, o klasik esprinin yapılması gereken gündür. Misal, yılbaşına girmeden önceki son gün; "seneye görüşürüz" cümlesi... Bunun gibi bir sürü  basit ama o an yapıldığında insanın yüzünde ufakta olsa gülümseten esprilerimiz vardır. Az önce de dediğim gibi ilkokul sıralarında başlayan bu espri külliyatı lisede abartıya kaçar ve nihayet üniversite sıralarında azalacak derken, esp...

Hayrettin Söyleşisi – Akdeniz Üniversitesi

18 Kasım Pazar gününden derleme yapacağım, çünkü güzel bir gün oldu. Öncelikle üniversite hayatımın ilk doğum günü kutlama şeysini yaşadım. Arkadaşlar arasında sade ama sıcak bir kutlama oldu. Nice yıllara tekrar Makbule :) Kremalı ve muzlu bir pasta aslında genel olarak çikolata kaplamalı pasta tercih ederler ama bu farklıydı.   Planlamalarım içinde Hayrettin Bey’in gösterisine gitmek yoktu, ama gitmek istiyordum esasında ‘Hadi gidelim’ denilince de… Neyse, Akdeniz Üniversitesi – Atatürk Konferans Salonunda (AKS) gerçekleşen söyleşide en önde oturmanın keyfini ilk kez tattım. Rütbeli kişiler için ayrılan koltuklara oturabilmek hele ki gösteriye 20 dakika kala tıklım tıklım dolu salonda? Söyleşi boyunca samimi bir dil kullandı Hayrettin, hani pek takip etmem ama tanıdığım gördüğüm kadarıyla iyi biri iyi. Salondaki kalabalık biraz kulaklara laubali gelse de, söylei sorunsuz bitti. Ve daha gün bitmedi. Adını tam olarak kimseden duymasam da Çaylaklar Partisi vardı. Hafif ünlü bir...

Çizgi Film Fizik Kuralları

Bir çizgi film karakterinin vücudunda delikler açılırsa ve su içerse, su o deliklerden dışarı akar... Çizgi film karakterleri aşağı bakmadıkları surece havada yürüyebilirler... Çizgi film karakterleri bir yerden düşmeden önce bir sure havada asili kalabilirler. Çizgi film karakterleri kapıyı açmadan geçtiklerinde, kapıya vücut ölçülerinde delik bırakırlar Çizgi filmlerde örsler her zaman en yavaş düşen nesnelerdir. aynı anda serbest düşmeye bırakıldıklarında önce kurban düşer hızla, sonra da örs düşer kafasına. çizgi film kahramanları kovalanırken mutlaka çok kapılı bi ortama girerler ve uzay-zaman kurallarına ters düşecek şekilde iki yerde birden ortaya çıkarlar Çizgi film kahramanları kendi ağırlıklarından kat kat ağır bir nesneyi zorlanmadan kaldırabilirler, hareket ettirebilirler Futbol çizgi filmlerinde dünya acayip yuvarlaktır. Ceza sahasına girene kadar kale gözükmez. Oyuncular çok atletiktir 2 metre falan hiç kasmadan zıplarlar. Çizgi film karakterlerinde sinir sist...