Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mutsuzluk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayat Denklemi: Bundan Zarar Gelmez

      Hayatı çok bilinmeyenli bir denklem olarak tanımlasam çok yanlış bir ifade kullanmış olmam sanırım. Ne kadar uzun süre yaşarsak yaşayalım – ki buna yaşlılık diyoruz – yine de hep bir yerlerden bilinmeyen bir şeyler, yaşanmamış ve tanık olunmamış olaylar ortaya çıkıveriyor ve biz yüzümüzde o şaşkın ifade ile donakalıyoruz. Çelişkili bir şekilde hayattan hem memnunuz hem de hiç değiliz. Bu denklemi bazen öylesine benimsiyor ve çözmek ya da en azından bir parçası haline gelebilmek için çırpınırken bazen ondan ve ona ait olan her şeyden uzaklaşma eğilimine düşüyoruz.      Bu ne kadar normal?       Cevap: oldukça. Bu durumu yaşayan insanlar parmakla gösterilemeyeceği için – yaşayan herkesi göstermek zaman alıcı ve gereksiz  - normal olduğunu anlamamız somutlaştırılabilecek bir nitelik taşıyor. Kısaca herkes aynı sorunları yaşıyorsa problem sende değil demek istiyorum. Yani bazı sabahlar uyandığında neşe ile ortal...

Bir Şarkının Hıçkırığı

Öyle zamanlar olur ki, başta kendini üzmemek için susarsın, koyu bir karanlığa bakıp sonunun gelmeyeceğini bilerek hemde. İçinde bir şeyler muhakkak sıkar seni, hele kalbin buna hiç gelemez, kırılır pul olur. Öyle anlar var ki, söylenecek o kadar söz olur ki... Sen susarsın, o üzülmesin diye, sen kendine ağlarsın o bilmesin diye. Hep onun için harcarsın kendini, yinede kaybedersin, zaten alışıksın dimi? Unutmanın mümkün olduğunu düşünürsek, size yemin ederim ki en önce canınızı yakan insanlardan kurtulmak isterdiniz. Akla geldikçe hüznün bedene çöküşünü kaldıramaz her beyin. Bir yerde sonra salıyorsun çayıra. Bide "tükürdüğümü yalamam" olayı var, kim tükürüğünü yalar ki? O tükürük hiç çıkmamış olsa ağzından zaten hep içinde kalacak. Daha bebekken kusmaya başlıyoruz oysa. Akıl bazı şeyleri hazmedemiyor sıçıyorsun ortalığa. Hep onun hatası yüzünden değil mi? Aman üzülmesin, aman kırılmasın, aman benden soğumasın diye diye, götümüzü yırtıyoruz. Kurşunun önüne atlayacak kadar da ...