Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İnanç etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Her Şeyden Biraz: Kore Kültürü 3

      Her Şeyden Biraz: Kore Kültürü yazı dizisinin üçüncü bölümüne gelmiş bulunmaktayız. Bu bölümde biraz daha ilginçleşip farklı bir açıdan kültüre göz atacağız. Her kültürün yaşayış biçimini oluşturan temel etkenler efsanelerdir. Kültürler bu yapıların üzerine kurulurlar ve bu inanışlar modern yaşantının da temellerini oluşturur.      Bu sebeple bu kez Kore efsanelerini ve batıl inançlarını inceleyeceğiz. Bu sayede onlarla daha iyi empati kurup anlamlandıramadığımız olaylara anlam kazandırabiliriz. İşte bazı Kore efsaneleri. Sa ( Dört ) Rakamı      Kore’de 4 rakamının okunuşu ölüm kelimesinin telaffuzuna benzediği için uğursuz sayılıyor. Batıda nasıl 13 sayısı uğursuz kabul edildiği için asansörlerde olmuyorsa Kore’de de 4 yok. Onun yerine F kullanılıyor ya da kırmızı bir tuş. Kumiho ( Dokuz Kuyruklu Tilki ) Efsanesi      Kore efsanelerinde geçen ve bir çok öyküde yer alan bi...

Başka Bir Şey İstemiyorum

Kocaman bir liste yapmak isterdim fakat canını da sıkmak istemiyorum sayın okuyan. Hepimizin istekleri var. Küçük ya da büyük ama istemek zorundayız. Onlardan bahsetmek istiyorum biraz, dinler misin beni? Mesela en basit olaydan başlıyorum; Para? Para olmasaydı. Paranın yerini alabilecek farklı şeyler olsaydı. İllede elle tutulur şeylerden söz etmiyorum. Sen bana ekmek pişireceksin, ben sana teşekkür edeceğim. Aynı olay farklı kişilerce tekrarlanacak, bir döngü oluşacak ve paranın geçmediği bir toplum oluşacak. Şu dünyada çok zor değil mi? Parasız sokağa çıkamayan insanlar tanıyoruz. Para için insan öldürenleri görüyoruz. Çok basit düşünüyorum ve bu olaya çözüm bulamıyorum. Mevki, makam, unvan olmasaydı diyorum. Herkes harbiden eşit olsa, kimse lider gibi davranmak istemese. Ali'nin, benden farkı olmasa; Ben, Alilere küfür etmeyip, emir vermesem. Bir rica edilmesiyle gerçekleşse tüm hadiseler. Kandırmadan, incitmeden ve haksızlık yapmadan. Kul hakkı önemli bir konu nitekim. Y...

Başka Dilde Aşk - Neler Öğretti?

 “Hayat bu kadar zor mu? Atılır mıyız oyundan benzemezsek onlara? Bahanemi lazım, mazeretimiz mi kalmamış? Çok ayıp olmuş…” diye biterken film, başlıyorum anlatmaya. “Sormuşlar onlara; Ayıp olmaz mı? Ayıp neydi? Bilen var mıydı? Ya da ayıp olmayan bir şey var mı? Bahane mi lazım bize? Aşka inanmak için bahane mi lazım? Kazanmak için hırslı birer oyuncu gibi kabul edilirse aşıklar; oyunun adı da aşk olmalı. Aşkın türleri var mı bilmiyorum ama bu, çok farklı bir duygu ve kazanmak için kaybetmeyi göze almış kimselerin oyunu. O kadar zor mu bu oyun? O kadar acıtır mı canı? Yaşamayanın, tatmayanın, arzularını kullanamayanların anlamayacağı bir his, kabul edilir bu. Söylesene; kendisinden utananların kazanmaya ne yüzleri olur ki? Hem, sen kendinden utanırsan başkası ne yapsın? Bir darbede onlar vurmasın mı? Kolay lokma olmayı sen seçtin, açlar için fırsat oldun. Kapkara kapılar ardına gömdün canlı bedenini, ağladığını bile kimse duymaz orada. “Kız en güzel giysisini giymiş; Oğlan...