Ana içeriğe atla

İnsanlığın Bittiği Yerde Başlayan Aşk: Perfect Sense

http://www.scifi-movies.com/images/data/0003697/affiche-perfect-sense-2011-1.jpg

      Yaşadığımız an… Geçmişimiz… Hayallerimiz…
      Bütünüyle algılama kabiliyetine sahip olmamızı sağlayan dürtülerimiz…
      Gördüklerimiz…
      İşittiklerimiz…
      Hissettiklerimiz…
      Kokladıklarımız…
      Tattıklarımız…
      Aşk, kusursuzluk…

      Her şeyin harmanlanmasıyla bu ahenk ya kaybolmaya başlasaydı. Bir anda, bir sabah uyanıca belirsiz bir şekilde yavaşça çekip gitmiş olsaydı. Yavaşça… Hiç bir iz bırakmadan. Bozulan mükemmellik. Ne yapardınız? 

     Bence bu soruya en yerinde cevaplardan birini - “Tutku Nehri” adlı çalışmasıyla Bafta, En iyi yönetmen ödülünün sahibi - David Mackenzie yeni çalışması “Perfect Sense” ile veriyor.

     Almanya, İngiltere, İsveç, Danimarka ortak yapımı olan ve 92 dakika süren filmin son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun dışında Max Richter tarafından hazırlanan soundtrack’ında nefes kesici olduğunu düşünüyorum. ( Özellikle Sorrow Atoms, Monologue, Overlooked, Retinal, A Place We Were ve A Lovers Complaint )Türkçeleştirilmiş adının romantikliğine aldanıp klasik bir aşk senaryosunun karşınıza çıkacağını beklemeyin. Çünkü film sizlere şaşalı efektler olmadan puslu görüntüler içinde insanlığın kaybolduğu noktada yeni yeşeren bir aşk öyküsünü anlatacak .

''Bir insan bütün duyularını kaybedebilir.
Koku, görme, duymayı, tat almayı
Fakat diğer insanlara olan sevgiyi ifade arzusunu kaybetmemeli.
Samimiyeti, anlayışı, affetmeyi ve en önemlisi sevgiyi.''

“ Keşke seni daha koklayabilseydim henüz yapabiliyorken.”

      İlk önce koku terk ediyor insan bedenini. Ama öncesi gözyaşlarıyla dolu… Her bir duyu gitmeden önce bir kriz getiriyor öncesinde, kötü bir geleceğin habercisi gibi. Dünyanın her yerinden insanlar ağlamaya başlıyor. Kokusu olmayan bir şeyin anısı da olmaz diyor sanki film ve bir anda her şey bitiyor. Bildiğiniz tüm kokular… İnsanlar diğer duyulara önem vermeye başlıyorlar. Belki de tek giden koku diye düşünüyorlar. Daha baharatlı, daha acı, daha tatlı oluyor her şey.

“Sence diğer duyularımızı da kaybedecek miyiz?”

         Sadece koku uzaklaşmaz insanlardan hemen ardından tat alma duyusu ortadan kaybolur. Ama öncesinde şiddetli bir açlık krizi başlar dünyada. İnsanlar hiçbir şeyin ayrımına varmadan kozmetik ürünleri, sabun, çiğ et, yağ ne bulurlarsa yemeye başlarlar. Hiçbir şeyin ayrımı kalmamıştır çünkü. Dünyanın en büyük açlığının başladığı bu zamanlarda kadın ve adam tanışmışlardır ve giden tat duyusundan sonra kabullenip böyle yaşamaya karar verirler hayatı. Ne olacağını bilmeden geleceği düşünmeden yaşamaya başlıyorlar şu anı.

“Sadece bana bir şey söyle, sadece minicik bir şey? Diğer insanların, senin hakkında bilmediği bir şey. Bir sır...”

      Ardından duyma hissi uzaklaşır insanlardan. Ama öncesinde şiddetli bir kızgınlık hali sarar insanları, bağırışlar, kavgalar, hakaretler sarar dünyayı. Sonra tüm bunların ayıplığına yapılan özür gibi kapanır kulaklar yok olur sesler. İşte adamda tam bu noktada kaybeder sevdiği kadını. Artık hiçbir şey yoktur. Daha sonra ulaşmak için çırpınsa da ekranda,  kadının onu duyup duymayacağından emin olmasa da bağırır telefonda ve iletişim de uzaklaşır sessizce insanlardan.

      Şimdi birbirlerini tamamen kaybetmeden önce bir tek görebileceklerdir. Acınası haldeki bu yalnızlık birbirlerini aramalarıyla başlar. Nerde olduklarını bilememektedirler. Seslenilse duyamayacaklardır birbirlerini yanı başlarında olsa bile sevdikleri. Ve her şey bir anda görmeye yüklenir. Çünkü görmek hissetmektir. Çünkü görmek dokunmanın öncesidir.  Ve o da gider onlar birbirlerine sarılırken.
     Geriye bir tek hissetmek kalır. İnsan bedeninin en vazgeçilmez dürtüsü, en mükemmel duyu.

 Duyularını kaybetmiş iki aşık, birbirini seven iki insan. İçlerinden biri şöyle diyordu;

Artık etraf karanlık
Ama nefesini hissedebiliyorum.
Bilmem gereken her şeyi biliyorum.
Gözyaşının yanağıma düşüşünü hissediyorum
Eğer birileri bizi görebiliyor olsaydı
Birbirlerinin yüzünü okşayan normal bir çift olduğumuzu düşüneceklerdi.
Gözleri kapalı...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Zeytinli Rock Festivali 2019 Notları

Türk Rock müziğinin en etkin festivallerinden biri de Balıkesir'de yıllardır düzenlenmektedir. 90'dan fazla ismin sahne aldığı festivalde rock müziğin yeni isimleri bir yana dursun, rap dünyasından da oldukça fazla misafirleri vardı. Balıkesir'in Edremit ilçesinde Akçay sahilinde düzenlenen festivalde Milyon Yapım'ın emeği büyük. Umut Kuzey ve arkadaşları tarafından organize ediliyor. Buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletelim. Çünkü festivaller bizim nefes alabildiğimiz ender alanlardan biridir. Müziğin, kampın, denizin ve gençliğin bir arada olduğu alternatif neyimiz kaldı ki? Festival olağan şartlar altından bir takım kısıtlamalarla gölgelense de, zamanla bunların da üstesinden gelinir diye düşünüyorum. Festival alanında saat 22.00'dan sonra alkol satışının yasaklanması bunlardan biriydi. Bu konuda sıkı denetim kamp dışında da vardı. Kamp alanında saat 21'den itibaren bir alkol kuyruğu söz konusuydu. Öte yandan da konserler devam ediyor ve belki de sevd...