Ana içeriğe atla

Her Şeyden Biraz: Kore Kültürü 1

http://img73.imageshack.us/img73/4403/ulusall.gif
    Bugün çok fazla sevdiğim bir ülkeden yani Güney Kore’den bahsetmek istiyorum. İsmi lazım değil ( Sena ) bulaşan bir hastalık olmakla birlikte iyileşmesi taraftarı olmadığım bir hastalık bu. Öyle ki bir kişiyle başlayıp etrafındaki herkesi de etkisi altına alıyor. Kötü bir şey mi? Tabi ki hayır! Farklı kültürlerle etkileşime girmek harika bir şeydir.

     Bu sebeple ki bugün Güney Kore’ye uzaktan hafifçe bir bakış atacağız. Çok fazla derine inmeden yaşam şekilleri, inanışları, yemek kültürlerine değineceğiz. Bakın salgını yaymada bir üst basamağa geçtim bile.

(Not: Bu konu yazı dizisi şeklinde birkaç bölümde yayınlanacaktır.)  

Kore Dövüş Sanatları

     Kore’nin zengin dövüş sanatları içinden Taekkyun, Taekwando ve Choi Kwang-Do’dan bahsetmek istiyorum.

Taekwando: Oldukça popüler olan bu dövüş sanatının adını bir yerlerde duymamak imkânsız gibi bir şey. Dünyanın çoğu yerinde eğitimi verilen bu spor çıplak el ve ayak yapılmasının yanı sıra “el ve ayak yolu” anlamına geliyor. Bu sporda kişinin mertebesi bele bağlanan kuşağın rengine göre değişiyor. ( Bu renkler sırayla beyaz, sarı, yeşil, mavi, kırmızı, siyah) Her dört ayda bir kuşak arttırmak için sınav yapılır. Ayrıca siyah kuşak en üst kademe gibi görünse de onun da içinde dokuz farklı basamak bulunur.

Taekkyun: Taekwando’ya oldukça benzeyen bu sporun ondan en büyük farkı hareketlerin daha dansa yönelik olmasıdır. Japonya’da da kullanılan bu spor daha sonra meslek haline geldiği için yasaklanmıştır. Bu sporun ayrıca şöyle bir ayrıntısı da var ki Koreliler bu sporu savaş sırasında Japonlar öğrendiği için bırakmıştır ve unutulmuştur. Ancak kültürlerini yaşatmak amacıyla bilen iki yaşlı hocadan öğretmesi istenmiş ve yayılmıştır.

Choi Kwang-Do:  Bu spor 1970’lerin başında göç öncesi Kore’de doğmuştur. Bu sporda nefes ve yoga harekelerine benzeyen egzersizler göze çarpar. Alçakgönüllülük, azim, öz kontrol, kırılmaz ruh, dürüstlük bu sporun ilkeleri arasında yer almaktadır. Bu sanatın İngiltere, Atlanta, İskoçya gibi birçok ülkede öğretildiği bilinmektedir.

Geleneksel Kore Eşyaları

     Kore’nin birçok geleneksel eşyası olması nedeniyle ben sadece ismi ve şekli ilginç olanları paylaşmayı tercih ettim. Tabi ki değişen coğrafya onlarda kullanılan çay sunum malzemeleri ile bizimki arasında bile farklılıklar oluşturuyor.

Siru: Siru toprağa yerleştirilen ve yemekleri buharda pişirmeye yarayan bir çömlektir. Altında birden fazla delik bulunur ve etrafı da kötü koku oluşmaması için kaliteli bir sırla kaplanır.

Angbu Ilgu: Koreliler trafından yapılan “Kalkık Kazan Güneş Saati” anlamına gelen geleneksel bir güneş saatidir. 1443 yılında Joseon hanedanlığı sırasında yapılmıştır.

Yoyeo: Küçük bir geleneksel tabuttur. İçine ölülerin ruhlarını taşıdığı düşünülen eşyalar konur ve cenazeyle birlikte taşınır. Bu tabut Eski Joseon döneminden günümüze kadar görülür.

Ongbaegi ve Jabaegi: Büyük, yuvarlak ve seramik kâselerdir. Günümüzde modernize edilerek yemek servislerinde kullanılır.

Sot: Gıdaların kaynamasını sağlayan bir mutfak malzemesi.

Beoncheol: Yemekte kullanılan sebzeleri kızartmak için kullanılan geleneksel bir mutfak malzemesidir.

Tteoksal: Oldukça yaygın bir yemek olan pirinç kekine şekil vermek için kullanılan bir kalıptır. Kullanılan her şekil bir anlam ifade etmektedir. Örneğin balık sevinç, çiçek erkek ya da kız, kaplumbağa uzun ömür demektir.

Geleneksel Kore Müziği

      Tabi ki nereye gidersek gidelim değişen şeylerden biri de müzik olacaktır. Ki bu değişim bırakın ülkeleri bir şehirden diğerine giderken bile gerçekleşiyor. Bakalım Kore’de müzik nasıl işlenmiş.

     Geleneksel Kore müziği Kore halkının müzik tarzı olan folk ve saray müziğinin ikisini de bünyesinde bulundurur.

Kore Folk Müziği: Değişik ve karmaşık olarak tanımlanabildiği gibi enstrümanlardan farklı olarak gevşek tarzıyla dikkat çeker. Çok farklı tarzlarda olmaları sebebiyle sade, gösterişsiz ve zengin, dramatik olarak ayrılmışlardır. Pansori, Pungmul ve Sanjo olarak ritimlerine göre sınıflandırmak mümkündür. ( Bu tarz müziğe bir göz atayım diyenlere Pak Tongjin, Kim Chukp’a ve Hwang Byungki dinleyin diyebilirim. )

Kore Saray Müziği: Choson hanedanlığının başına kadar korunan bu tarza rastlama oldukça zordur. Üç türlü saray müziği vardır. Bunlardan Aak döneminde oldukça popüler olmasıyla birlikte günümüzde sadece çok önemli konserlerde çalınır. Dang-ak sadece iki kısa parçası bilinen bir tarzdır. Ve son olarak Hyang-ak günümüzde en çok rastlanan türdür.


Geleneksel Kore Müzik Aletleri

     İşte asıl müziği farklılaştıran öğelerden birinde sıra. Şimdi sadece Kore’ye özgü olan müzik aletlerine bir göz atalım.

Junggeum: Bambudan yapılmış bir çeşit flüttür.

Hun: Topraktan yapılmış 12 nota bulunan bir flüttür. Farklı şekilleri vardır.

Noedo: Bir çubukla üst üste asılan üç küçük davuldan oluşan vurmalı bir çalgıdır.

Bu: Kilden yapılmış, 10 farklı nota bulunduran vurmalı çalgı.

Eo: Tahtadan yapılmış kaplan şeklinde olan tahtadan yapılmış vurmalı bir çalgıdır.
So: 12 farklı ritimle 12 borudan oluşan bir üflemeli çalgı.

Nagak: Büyük bir deniz kabuğundan oluşan üflemeli çalgı.

Jwago: Tahtadan yapılmış, iki yanı farklı renklerle boyanan davul.

Tungso: Dikey olarak tutulan ve Joseon hanedanlığı sırasında saray müziğinde sıkça kullanılan bambu ağacından yapılmış flüt.

Pyeongyeong: 16 takım L şeklinde bronz zilden oluşan vurmalı çalgı.

Nodo: İki davulun bir çubukla bağlanmasıyla oluşan el yapımı bir çalgı türüdür.

Bak: Karaca derisinden yapılan ve saray dışında hiçbir yerde çalınmayan bir çalgı türü.

Bipa: 4 – 5 telli armut şeklindeki telli çalgı. Saraya aittir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Zeytinli Rock Festivali 2019 Notları

Türk Rock müziğinin en etkin festivallerinden biri de Balıkesir'de yıllardır düzenlenmektedir. 90'dan fazla ismin sahne aldığı festivalde rock müziğin yeni isimleri bir yana dursun, rap dünyasından da oldukça fazla misafirleri vardı. Balıkesir'in Edremit ilçesinde Akçay sahilinde düzenlenen festivalde Milyon Yapım'ın emeği büyük. Umut Kuzey ve arkadaşları tarafından organize ediliyor. Buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletelim. Çünkü festivaller bizim nefes alabildiğimiz ender alanlardan biridir. Müziğin, kampın, denizin ve gençliğin bir arada olduğu alternatif neyimiz kaldı ki? Festival olağan şartlar altından bir takım kısıtlamalarla gölgelense de, zamanla bunların da üstesinden gelinir diye düşünüyorum. Festival alanında saat 22.00'dan sonra alkol satışının yasaklanması bunlardan biriydi. Bu konuda sıkı denetim kamp dışında da vardı. Kamp alanında saat 21'den itibaren bir alkol kuyruğu söz konusuydu. Öte yandan da konserler devam ediyor ve belki de sevd...