Ana içeriğe atla

Olasılıksız - Adam Fawer (Kitap)

Bu kitabın benim için ayrı bir özelliği var. Okuduğum romanlar arasında en merak ederek okuduğum tek kitaptır. Adıyla ilgimi çeken kitap, arka kapak yazısıyla beni adeta okunması için hırslandırdı. "Okumalıyım" dedikten 3 gün sonra kitap bitmişti. Değerlendirmesini yağacağım kitap Adam Fawer'in "Olasılıksız" kitabıdır.

Kitabın ilk sayfaları tamamen sayılarla ifade edilebilecek konulardan ibarettir. O uzun sayıları okurken aslında zorlandım ve nasıl oldu da kitabı oracıkta bırakmadım şaşırmıştım kendime. Sıkıcı geldiği bir gerçekti çünkü en az altı basamaklı sayıları okumaya çalışıyorsun. yaklaşık bir otuz kırk sayfa sonra asıl konuya giriş yapılıyor. Ana karakterimiz David Caine! Caine üzerinden anlatılan birçok bilimsel olay var ve bunların yanı sıra etkisinden haftlarca çıkamadığım o özel gücü... Özel güç dedim, kitap bir bilimkurgu ürünü fakat gerçek hayata uydurursak? Aramızda geleceği gören birinin olması ne kadar ilgimizi çeker ve bu bizi rahatsız eder mi? Aksine mutlu dahi edebilir öyle değil mİ? Birazdan çekilecek olan piyango numaralarını görebilen bir arkadaş fena olmazdı ya da ölüme ramak kala hayatımı kurtarabilecek bir hamle... Belki dışardan böyle bir arkadaşın varlığı iyi görünebilir, ya Caine? İçinde bulunduğu bu durumdan faydalanmak isteyen çeşitli profesörler tarafından bir kobay olarak kullanılmak isteniyor. Caine buna karşı çıkıyor. Düşündüğümüz zaman (bunu Türkiye'yle sınırlamamalıyız) insanlar izinleri olmadan hasatanelerde kobay niyetine kullanılıyor. Sonuçta hastanın iyileşmesi için yeni bir şeyler bulması gerekebilir fakat habersiz denek olmak... Düşündürücü. He, birde Caine üzerinde çalışma yapmak isteyen profesörlerin niyetleri para ve onlara hizmet edecek kişiler yaratmak. Kitapta çokça bilimsel terimler kullanılmış, buda bizi araştırma yapmaya yöneltiyor.

Kitabın dili o kadar akıcı ki, sadece başlarda biraz fazla sayısal değerler var. Sonrası baş döndürücü şekilde ilerliyor. Olayı hissetmek, karakterleri kendi hayal dünyanda canlandırmak hepsini yapabiliyorsunuz. Kendiniz yaşıyormuş gibi... Pek bir edebi derinliğe sahip değil aslında ama sanıyorum çok uyumlu bir kurgusu var. İlgi çekici bir diğer nokta; İlk kitabını yazan biri için fazla iyi bir kitap bana göre. Bu eseri yazabilmek için neler neler okumuş olmalı. Kuantum fiziğinden tut, olasılık hesapları, şizofrenik hareketler, felsefe ve dahasını bir araya renk küpündeki kutucukların yerini karıştırmadan koymak çok iyi. Kitap hakkında yapılan yorumları okurken dikkatimi çekti şu alıntılar:

'Satranç hayat gibidir Caine,' demişti babası. 'Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.' Kitabın özetidir bunlar.

Böyle sürükleyici, kendini içine çeken romanın sonunu elbette merak etmemek elde değil. Birkaç sefer son sayfalara bakıp elimi çektim. Ve beklenmedik bir sonla biterek yine oturduğumuz yerde düşündürmeye başladı Fawer beni. Peki;

(Arka kapak yazısı)

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, Olasılıksız tam size göre bir roman..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Zeytinli Rock Festivali 2019 Notları

Türk Rock müziğinin en etkin festivallerinden biri de Balıkesir'de yıllardır düzenlenmektedir. 90'dan fazla ismin sahne aldığı festivalde rock müziğin yeni isimleri bir yana dursun, rap dünyasından da oldukça fazla misafirleri vardı. Balıkesir'in Edremit ilçesinde Akçay sahilinde düzenlenen festivalde Milyon Yapım'ın emeği büyük. Umut Kuzey ve arkadaşları tarafından organize ediliyor. Buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletelim. Çünkü festivaller bizim nefes alabildiğimiz ender alanlardan biridir. Müziğin, kampın, denizin ve gençliğin bir arada olduğu alternatif neyimiz kaldı ki? Festival olağan şartlar altından bir takım kısıtlamalarla gölgelense de, zamanla bunların da üstesinden gelinir diye düşünüyorum. Festival alanında saat 22.00'dan sonra alkol satışının yasaklanması bunlardan biriydi. Bu konuda sıkı denetim kamp dışında da vardı. Kamp alanında saat 21'den itibaren bir alkol kuyruğu söz konusuydu. Öte yandan da konserler devam ediyor ve belki de sevd...