Ana içeriğe atla

The Social Network - Neler Öğretti?

Namı diğer "Facebook" filminin yönetmeni David Fincher 120 dakikalık bir dram, tarih, gençlik ve biyografi türüne sahip bu filmi 2010 yılında vizyona çıkardı. Facebook sitesinin sahibi olan Mark Zuckerberg'i, Jesse Eisenberg canlandırdı. Filmin en büyük yıldızlarından birisi Justin Timberlake, (Sean Parker karakteriyle) oldu. Gerçek hayattan kesitleri yansıtan filmin İMDB puanını merak ettim ve bu tarih imzalı oy oranı 8.0 olarak gözüküyor. Başarılı yapımlar arasında yerini alan The Social Network (Facebook) filmi, tıpkı aynı ismi taşıyan web sitesi gibi neredeyse tüm Facebook kullanıcıları tarafından izlendiğini düşünebilirim. Tamam, biraz uçuk bir düşünce olabilir ama en azından bu filmin hikayesi hakkında herkesin bilgisi var. Var mıdır?

Eğer yoksa;
Mark, Harvard Üniversitesini öğrencilerinin bilgilerini ve resimlerini izinsiz olarak alır ve "facemash" adı altında bunları paylaşmaya başlar. Tüm okul tarafından binlerce kes tıklanan bu site sonunda çöker ve okul yönetiminin bundan haberi olur. Bunun üzerine okulda tanıştığı birkaç kişiyle ilk kurduğu siteye benzer bir site kurmak çabası içerisine girerler. Sonrasında ise bu fikri geliştiren Mark, yoluna daha az kişiyle devam eder. En yakın yurt arkadaşlarının yardımıyla bu site için kod yazmaya devam eder. Facebook.com müthiş bir ivme yakaladıktan sonra milyar dolarlar kazandırmaya başlar ve daha bunlar olmadan Mark için açılmış bir dava vardır. Filmde eskiye sık sık gitgel yaşanmış. Aynı cümle şimdiki zamanda başlayıp, sonraki sahnede esas yaşandığı geçmiş yıla geri dönerek devam edip bitiyor. Farklı bir hava kattığı ortadadır. Film sahneleri o kadar akışkan ki, neredeyse hiç durgun bir sahne söz konusu değildir. Sahne arkasında çalan alçak sesli "dımtıstı dımtıs" melodileri filmi hızlandırıyor sanki. Esasen de öyle olmuş ki filmde bunu kullandılar, "facemash" sitesini Mark, kız arkadaşından ayrıldığı ve ona duyduğu öfkeden dolayı açmıştır. 

Facebook'un Türkiye istatistiklerine göz attığımda 31 milyondan fazla üyesi olduğu ve dünya sıralamasında 6.olduğunu görüyoruz. Türkiye'de her 10 kişiden 9'u internet kullanırken her 10 kişiden 6'sı ise Facebook üyesi. Yüzdelik oranlara vurulduğunda ise %106 olarak bir oran karşımıza çıkıyormuş (sahte hesapları da sayarsak) tabi bu şaşırtıcı mı? Pek değil. Vatikan'da 20 kişinin Facebook kullandığını iddia eden bu istatistiğe göre Çin'de yaşayan 1,5 milyar insan arasında yarım milyon kişi bile bu siteyi kullanmıyor. 

Dünya Avrupa
ABD: 155.7 milyon kişi,
Hindistan: 43.5  milyon kişi,
Endonezya: 43 milyon kişi,
Brezilya: 37.9  milyon kişi,
Meksika: 32  milyon kişi
Türkiye: 31.2 milyon kişi,
Birleşik Krallık: 30.2  milyon kişi,
Fransa: 23.6  milyon kişi,
Almanya: 22.6  milyon kişi,
İtalya: 21.2  milyon kişi,
Facebook kullanmaktadır.

Neler öğrenmiş olabiliriz? Hayatımızın bir parçası haline gelen bu site için çok şey söylenebilir. Zaman öldürgecinden, para kazanmaya kadar birçok işe yarıyor. Hatta çocuklarımıza eşimizle nasıl tanıştığımızı anlatırken "facebook'tan tanıştık" diyebileceğiz. Güzel yanları elbette var, sevdiğim arkadaşlarımı ve takip etmekten zevk aldığım kişiler hakkında güncel bilgiler elde edebiliyorum. Bir haber sitesinden çok Facebook'a bakıyorum, çünkü birçok hatta hemen hemen her işletmenin artık bir Facebook sayfası var, oradan takip etmek daha kolay. 2004 yılının şubat ayında faaliyete başlayan bu sitenin en sıkı takipçisi Twitter olarak gözüküyor. Peki, bir bilgisayar bölümü öğrencisi neden ikinci bir Facebook patlaması yaatmasın? Tabii ki fikir olarak biraz daha yaratıcı olmalı ve bu bence mümkün. Hey! İçinizden biri bu patlamayı yaşayabilir belkide... Ve son anda aklıma geldi, belki Mark Zuckerberger hepimizin çöpçatanı olarak anılabilir bir gün...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Zeytinli Rock Festivali 2019 Notları

Türk Rock müziğinin en etkin festivallerinden biri de Balıkesir'de yıllardır düzenlenmektedir. 90'dan fazla ismin sahne aldığı festivalde rock müziğin yeni isimleri bir yana dursun, rap dünyasından da oldukça fazla misafirleri vardı. Balıkesir'in Edremit ilçesinde Akçay sahilinde düzenlenen festivalde Milyon Yapım'ın emeği büyük. Umut Kuzey ve arkadaşları tarafından organize ediliyor. Buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletelim. Çünkü festivaller bizim nefes alabildiğimiz ender alanlardan biridir. Müziğin, kampın, denizin ve gençliğin bir arada olduğu alternatif neyimiz kaldı ki? Festival olağan şartlar altından bir takım kısıtlamalarla gölgelense de, zamanla bunların da üstesinden gelinir diye düşünüyorum. Festival alanında saat 22.00'dan sonra alkol satışının yasaklanması bunlardan biriydi. Bu konuda sıkı denetim kamp dışında da vardı. Kamp alanında saat 21'den itibaren bir alkol kuyruğu söz konusuydu. Öte yandan da konserler devam ediyor ve belki de sevd...