Ben Okan Öztürk. 20 Şubat 1993’te İstanbul’da doğdum. Spor, hayatımın merkezinde yer alan en güçlü motivasyon kaynağım oldu. Yıllar boyunca farklı branşlarda edindiğim disiplin, mücadele ruhu ve deneyim; bugün beni tandem bisiklet branşında ulusal ve uluslararası hedeflere taşıyan en önemli temelim haline geldi.
Görme engelli bir sporcu olarak bisiklet benim için sadece bir yarış alanı değil; özgürlüğün, güvenin ve yol arkadaşlığının en somut hali. Tandem bisiklet ise iki sporcunun tek bir hedef için tam uyumla, senkronize şekilde hareket etmesini gerektiriyor. Bu da sporu bireysel bir mücadeleden çıkarıp gerçek bir takım ruhuna dönüştürüyor.
2019 yılından itibaren bisiklet branşına ağırlık vererek amatör ve federasyon yarışlarında aktif olarak yer almaya başladım. Türkiye’de tandem bisiklet kategorisinin gelişmesi ve daha fazla sporcuya ulaşması için çalışmaya devam ediyorum.
En büyük hedefim; ülkemi Avrupa ve dünya şampiyonalarında temsil etmek ve Paralimpik Oyunlarda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden sporculardan biri olmak.
Eğitim hayatımda da kendimi geliştirmeye önem verdim. 2015 yılında Akdeniz Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünden, 2021 yılında ise İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum.
Hayatımda spor sadece bir branş değil; karakterimi şekillendiren, bana mücadeleyi, sabrı ve birlikte başarmayı öğreten bir yolculuk. Bu yolculukta her gün daha ileriye gitmek için çalışıyorum.
Spor Yapmaya Başladığım Dönemler
Spora 2009 yılında, Görme Engelliler Spor Federasyonu’na bağlı olarak salon futbolu (futsal) ile başladım. Takım sporlarına olan ilgim ve bağlılığım o yıllarda şekillendi. Sahada birlikte hareket etmenin, aynı hedef için mücadele etmenin ve takım ruhunun parçası olmanın bana kattığı disiplin ve dayanışma duygusu, spor hayatımın temelini oluşturdu. Futsal'da son 5 senemi takım kaptanı olarak tamamladım.
Yaklaşık on yıl süren futsal deneyimim boyunca hem fiziksel hem de mental olarak kendimi geliştirdim. Mücadele gücü, stratejik düşünme ve sorumluluk bilinci bu süreçte en çok kazandığım değerler oldu.
Zamanla kendime yeni bir yol çizerek tandem bisiklet branşında ilerleme kararı aldım. Takım ruhunu koruyan ancak farklı bir disiplin ve senkronizasyon gerektiren bu branş, benim için yeni bir meydan okuma ve güçlü bir motivasyon kaynağı oldu.
Bu süreçte atletizmle de ilgilenerek dayanıklılığımı ve performansımı artırmaya odaklandım. Farklı branşlarda edindiğim tecrübeler, bugün sporculuk yolculuğuma daha güçlü, daha bilinçli ve daha kararlı bir şekilde devam etmemi sağlıyor.